Rusya: Türkiye sınırları da dahil, Suriye’nin kuzeydoğusundaki saldırıları kınıyoruz
Kazakistan

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Türkiye sınırları da dahil olmak üzere Suriye’nin kuzeydoğusundaki saldırıları kınadıklarını ancak Türkiye’nin olası askeri operasyonunun söz konusu bölgedeki “ayrılıkçı grupları” harekete geçirebileceğinden duydukları endişe nedeniyle sorunların başka yollarla çözülmesi gerektiğini savundu.

Lavrentyev, Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da gerçekleştirilen Suriye konulu 18. Astana görüşmelerinin genel oturumu sonrası basına açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik açıkladığı askeri operasyon niyetini değerlendiren Lavrentyev, “Bildiğimiz gibi, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde operasyon düzenleme kararı henüz ilan edilmedi.” dedi.

Lavrentyev, “Biz Türk dostlarımıza söz konusu operasyonun, Suriye’nin kuzeyinde gerilimin artmasına ve ayrılıkçı grupların harekete geçmesine yol açabileceğini ifade ettik ki bunu ne Rusya, ne Irak ve İran ister. Bu nedenle var olan sorunları çözmek için başka yolların olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Rusya olarak Türkiye sınırları da dahil olmak üzere Suriye’nin kuzeydoğusundaki saldırıları kınadıklarını belirten Lavrentyev, “Bu konuda tüm taraflarla çalışmaların yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kuzeydoğudaki Kürt grupların Türkiye’ye ve Suriyelilere yönelik saldırılarının ele alınması gerekir.” diye konuştu.

Lavrentyev, Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD etkisinin büyük olduğuna işaret ederek, “Açıkça söylemek gerekirse, askeri operasyon şu anda var olan tüm sorunları çözmeyecektir. Yani, burada Türkiye’nin milli güvenlik sorununu tamamen ortadan kaldırmayacağından bahsediyorum. Bana göre, bu sorun ancak Suriye hükümet güçlerinin sınıra yakın bölgelerinde tam kontrolü ele almasıyla çözülebilir, bunu henüz görmedik. Orada halen Kürt unsurlar mevcut.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Suriye’deki insani durum kapsamında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) sınır ötesi yardım hususuna ilişkin 2585 sayılı kararına değinen Lavrentyev, “Elimizdeki verilere göre, Suriyeli mültecilerin çoğu ülkelerine dönmek istiyor. Onlar Suriye’de güvenlik alanında iyileşmenin olduğunu görüyor. Ancak Suriye’nin yeniden inşası konusunda uluslararası toplumun yardımına ihtiyaç var. Bu alanda BM’nin 2585 sayılı kararının kabul edilmesinden bu yana bir yıl geçti ama Batı ülkeleri vaatlerin hiçbirini yerine getirmedi ve bizimle hiç temas etmedi.” ifadelerini kullandı.

Lavrentyev, ayrıca toplantılarda, Suriye Anayasa Komitesi çalışmalarının Cenevre’den başka bir yere taşınması yönündeki isteklerini diğer garantör ülke heyetlerine ilettiklerini dile getirdi.

Bunun başlıca nedeninin İsviçre’nin, Rusya’ya karşı tutumu olduğunu belirten Lavrentyev, “Şimdilik (Cenevre’ye) alternatif bir yer seçimi konusunda fikir birliğinden bahsetmek için erken. Buna Astana sürecinin garantörleri Türkiye ve İran’ın yanı sıra Suriye rejimi ile muhalefetinin onayı gerek.” dedi.

Suriye Anayasa Komitesi çalışmalarının normal ortamda yapılmasından yana olduklarını kaydeden Lavrentyev, “Daha tarafsız bir alana taşınması düşünülüyor. Seçenekler arasında Abu Dabi, Maskat ve Bahreyn var. Bu arada Cezayir, Anayasa Komitesinin bir sonraki oturumuna ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını bildirdiler.” diye konuştu.

Suriye konulu 18. Astana görüşmelerinin ilk günü sona erdi
Nur Sultan

TSİ ile 07.30’da başlayan toplantılar gün boyu sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Suriye Genel Müdürü Büyükelçi Selçuk Ünal başkanlığındaki Türk heyeti, görüşmelerin ilk gününde Birleşmiş Milletler Suriye Özel Heyeti ile görüştü, ardından Rus ve İran heyetleriyle ikili toplantılar gerçekleştirdi.

Garantör ülke heyetleri ile Suriye rejimi ve muhalefet temsilcileri arasında da görüşmeler yapıldı.

Bunun yanı sıra BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Kızılhaç temsilcilerinin de katılımıyla tutukluların serbest bırakılması ile ilgili çalışma oturumu düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmelerin ilk günü, Astana sürecinin garantör ülkeleri Türkiye, Rusya ve İran’ın bir araya geldiği üçlü toplantıyla sona erdi.

Heyetler arasındaki ikili ve üçlü formatlardaki toplantılara yarın da devam edilecek. Görüşmelerin sonuç bildirisinin ise yarın öğleden sonra yayımlanması bekleniyor.

18. Suriye konulu Astana görüşmelerinde taraflar, Suriyeli mültecilerin dönüşü için koşulların sağlanması başta olmak üzere Suriye’deki insani ve sosyo-ekonomik durum, Cenevre’deki Anayasa Komitesi çalışmaları, güven artırıcı önlemler, rehinelerin serbest bırakılması ve kayıp kişilerin aranması gibi konuları masaya yatırıyor.

Suriye’de bombalı saldırı: 1 ölü, 3 yaralı

Suriye’nin Halep şehrinin kuzeydoğusunda yer alan El Bab ilçesinde bombalı saldırı düzenlendi. Olayda bomba yüklü aracın patlaması sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği, 3 kişinin ise yaralandığı açıklandı. Yetkililer saldırının PKK terör örgütü tarafından düzenlendiğini iddia ederken, yaralıların hastaneye sevk edildiği açıklandı.

Abu Mucahit El Halebi
 

Suriye’de rejim ve muhalifler, alıkonulan 5’er kişiyi eş zamanlı serbest bıraktı
Bab

Astana süreci kapsamında Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran’ın yanı sıra Birleşmiş Milletler’in (BM) katılımıyla kurulan “Zorla Alıkonulan/Kaçırılan Kişilerin Serbest Bırakılması, Cenazelerin Takası ve Kayıp Şahısların Akıbetinin Tespitine İlişkin Çalışma Grubu” bünyesinde hazırlanan yedinci proje çerçevesinde, alıkonulan bazı kişiler serbest bırakıldı.

Çalışma grubu, 2 Temmuz 2021’de de cephe hattındaki Ebu Zindeyn bölgesinde 5’er kişiyi karşılıklı ve eş zamanlı salıvermişti.

Salıverme işlemi, Türkiye’nin insani diplomasi faaliyeti çerçevesinde attığı adımlar neticesinde, BM ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü temsilcilerinin kontrolünde uluslararası kurallara göre gerçekleşti.

Terör örgütü PKK kaçırdığı çocukları “savaşçı” olarak kullanıyor
Erbil

Terör örgütünün Türkiye’den olduğu gibi Irak, Suriye ve İran’dan da halk desteği kesildi. Örgüt, özellikle son yıllarda düzenlenen Pençe operasyonları ile ağır darbeler alıyor. Terör örgütünün uğradığı güç kaybı sözde basın organlarına da yansıyor.

Örgüte ait sözde medya kanallarında sürekli gösteri ve protesto çağrısı yapılmasına rağmen buna uyan olmuyor. Irak’ın Erbil kenti sınırlarında örgüt taraftarlarının gösteri yapmasına izin verilmezken, Süleymaniye’de düzenlenen gösterilerin de çok düşük katılımlı olması dikkatleri çekiyor.

Örgüt, yaşadığı kan kaybını çocukları kandırıp “savaştırarak” durdurmaya çalışıyor ancak kaçırdıkları çocukların aileleri seslerini her geçen gün daha fazla yükselterek PKK’nın bu yöndeki arayışlarına da büyük bir set çekiyor.

Evlatları PKK tarafından kaçırılan annelerin, Diyarbakır’da başlayan ve 1000 günü geride bırakan HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eylemi, örgütün çocukları nasıl istismar ettiğini tüm dünya kamuoyuna gösterdi.

YPG/PKK, “bünyesindeki çocuk savaşçıları serbest bırakmak” için Birleşmiş Milletler (BM) ile anlaşma imzalamasına rağmen çocukları kullanmaya devam ediyor.

YPG/PKK’nın Suriye ve Irak’ta zorla kaçırdığı çocuklar

Suriyeli Kürt aktivistlerden Mohammed Alo, Irak medyasına yaptığı açıklamada, PKK’ya bağlı “Devrimci Gençler” adlı örgütün Halep’in Şeyh Maksud Mahallesi’nde Culya Tarık Dedo adlı kız çocuğunu Berane Bin Malik Okulu’nun önünden kaçırdığını anlattı.

KDP’ye bağlı Gulanmedia’nın haberine göre, İranlı Meryem Hıdır, 13 yaşındaki kızı Esrin Muhammed’in PKK’nın İran kolu olan PJAK tarafından kaçırıldığını ve kızının örgütten kaçmaya çalışırken öldürüldüğünü dile getirdi.

Yine Irak medyasına göre, Temmuz 2019’da PKK Duhok’ta 2 kişiyi kaçırdı ve akıbetleri hala belirsiz.

Rudaw televizyonunun 21 Mayıs’taki haberine göre, Meryem Ferid Muhammed adlı kız çocuğu Aynularab’da (Kobani) 31 Ekim 2021’de terör örgütü tarafından kaçırıldı. Babası Ferid Muhammed, televizyondaki canlı yayına bağlanarak kızının kurtarılmasını istedi.

Öte yandan 14 yaşındaki Şakir Muhammed Hibo’nun Kamışlı’nın Munir Habib Caddesi’nden ve 15 yaşındaki Fehed Abdulrahman’ın da Aynularab’ın (Kobani) sanayi bölgesinden kaçırıldığı açıklandı. Aileler, yerel medyaya konuşarak çocuklarının kurtarılmasını talep etti.

Yine Irak yerel medyasına göre, YPG/PKK, Suriye’de Halep il merkezinde yaşları 9 ve 10 olan Afrinli iki kardeşi silahlı kadrosuna katmak için kaçırdı.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, YPG/PKK’lı teröristler, Halep il merkezinde varlık gösterdikleri Şeyh Maksut Mahallesi’nden 5 Haziran’da Afrin’in Cinderes beldesi doğumlu 9 yaşındaki İbrahim ve 10 yaşındaki Muhammed Şevki Yusuf adlı iki kardeşi kaçırdı.

AA’nın 10 Haziran tarihli haberinde, YPG/PKK’ya yakın sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüde, Kürt ve Arap asıllı oldukları anlaşılan reşit olmayan 11 çocuğu örgütün silahlı kadrosuna kattığı belirtilmişti.

Görüntülerde, çocukların terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın posteri ile PKK’nın sözde bayrağını taşıdığı görülmüştü.

Suriye Bağımsız Kürt Rabıtası Başkanı Abdülaziz Temmo, 7 Haziran’da AA muhabirine yaptığı açıklamada, YPG/PKK’lı teröristlerin son 6 ayda 10 yaş altı çocukları yoğun olarak kaçırmaya başladığını söylemişti.

Suriye’de sivillere yönelik hak ihlallerini belgeleyen Suriye İnsan Hakları Ağından (SNHR) 1 Nisan’da yapılan yazılı açıklamada, Suriye’de “SDG” adını kullanan YPG/PKK’lı teröristlerin Halep il merkezinde varlık gösterdikleri Şeyh Maksud Mahallesi’nden Rosil Şeyho ve Zahide Koçar adlı 16 ve 17 yaşlarındaki iki kız çocuğunu kaçırdığı bilgisine yer verilmişti.

Açıklamada, terör örgütünün kaçırdığı çocuklarla ailelerinin görüşmesine izin vermediği, kız çocuklarının silahlı eğitim için Halep il merkezinden Münbiç ilçesindeki YPG/PKK’nın terör kamplarına götürüldüğü belirtilmişti.

YPG/PKK, şubat sonunda Suriye’nin kuzeyinde işgal altında tuttuğu Aynularab (Kobani) ilçesinde yaşları 14 ila 16 olan 4 çocuğu, 28 Mart’ta Suriye’nin kuzeyinde yuvalandığı Tel Rıfat ilçesinde 14 yaşındaki bir çocuğu, mart sonunda Halep il merkezinde yaşları 16 ve 17 olan 2 kız çocuğu ve nisanda Halep’te 4 çocuğu silahlı kadrosuna katmak için kaçırmıştı.

PKK, Irak’ın Musul kentine bağlı Sincar ilçesinde kaçırdığı Ezidi çocukları kamplarda zorla silah altına alırken, Ezidiler de PKK tarafından kaçırılan çocuklarının serbest bırakılması için farklı aralıklarla eylemler düzenliyor.

Terör örgütüne bağlı organlarda sadece son birkaç ayda düzenlenen operasyonlarda etkisiz hale getirilen teröristlere ilişkin yayınlanan bilgilerde, öldürülenlerin henüz çocuk yaşta örgüte katıldıkları ortaya çıkıyor.

PKK’nın 4 Nisan 2021’de öldürüldüğünü açıkladığı “Andok Oramar” kod adlı Barış Saydan’ın örgüte katıldığında henüz çocuk yaşta olduğu anlaşılıyor. Haftanin’de 11 Şubat 2022’deki operasyonda öldürülen İranlı Zanyar Hüseyin de 2016’da henüz çocuk yaşta örgüte katıldı.

YPG/PKK’nın çocukları savaştırması, uluslararası raporlara da konu oldu

Terör örgütü YPG/PKK’nın çocukları savaştırması, ABD Dışişleri Bakanlığının 26 Haziran 2020’de yayımladığı “2020 İnsan Kaçakçılığı Raporu”nda da yer almıştı.

Raporda, “YPG, Suriye’nin kuzeybatısındaki sığınma kamplarından 12 yaşındaki kız ve erkek çocuklarını bile zorla silah altına almaya ve kullanmaya devam etti.” ifadesine yer verilmişti.

BM İnsan Hakları Konseyi, 16 Ocak 2020’de yayımladığı raporda, YPG/PKK’lı teröristlerin, Suriye’de çocukları “savaşçı” olarak kullandığına dair yeni bulguları paylaşmıştı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “silahlı çatışmalarda çocuklar” konusundaki özel temsilcisi Virginia Gamba, 29 Haziran 2019’da, BM Cenevre Ofisi’nde bir araya geldiği YPG/PKK elebaşlarından “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile “örgütün bünyesindeki çocuk savaşçıları bırakması için” hazırlanan eylem planına resmi törenle imza atmıştı. Türkiye, BM’ye konuyla ilgili protesto notası vermişti.

Ancak bu tarihten sonra da örgütle ilgili görsellerde çocuk yaştakiler dikkati çekmeye devam etmişti.

Terör örgütü genellikle kaçırdığı veya alıkoyduğu gençleri ve çocukları silahlı eğitim için terör kamplarına götürüyor.

YPG/PKK’lı teröristler, genelde kaçırdığı çocukların aileleriyle iletişim kurmalarına da izin vermiyor.

Çocuk savaşçılara dair görüntüler ve haberler terör örgütünün sözde medya organlarında da yer alıyor.