Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda madalya alan Sümeyye ve Sevilay yurda döndü
İstanbul

Madeira Adası’ndaki yarışlarda 50 metre sırtüstü S5 kategorisinde 41.58’lik derecesi ile altın madalya kazanan Sümeyye Boyacı ile 50 metre sırtüstü ve 50 metre kelebekte ikinci olan Sevilay Öztürk’ü İstanbul Havalimanı VIP Terminali’nde Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu yetkilileri, Eskişehir Büyükşehir Gençlik ve Spor Kulübü yetkilileri ve aileleri karşıladı.

Alkışlarla karşılanan sporculara çiçek kolyeler takılırken, çok mutlu olduğunu söyleyen Sümeyye Boyacı, “Herkese çok teşekkür ederiz. Bu madalyayı ülkemiz için aldık. Bize destek olan herkese, Yılmaz Büyükerşen’e ve federasyonumuza çok teşekkür ederim.” diye konuştu.

Sevilay Öztürk ise “Arkamda duran herkese çok teşekkür ediyorum. Ellerinize yüreklerinize sağlık. İnşallah tekrarını yaşatacağız, seneye umarım altın madalya olacak.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca havalimanı personelleri Sümeyye ve Sevilay ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Sümeyye Boyacı ve Sevilay Öztürk’ten Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda madalya
Ankara

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonundan yapılan açıklamaya göre Madeira Adası’nda devam eden organizasyonda, Sümeyye Boyacı 50 metre sırtüstü kategorisinde 41.58 saniyelik derecesi ile altın madalya kazandı.

Şampiyonada 50 metre sırtüstünde mücadele eden milli sporcu Sevilay Öztürk ise 44.45 saniyelik derecesiyle gümüş madalya aldı.

Bakan Kasapoğlu’ndan Sümeyye Boyacı ve Sevilay Öztürk’e tebrik

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Portekiz’in Madeira Adası’nda düzenlenen Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda S5 kategorisi 50 metre sırtüstünde 41.58’lik derecesiyle dünya şampiyonu olan Sümeyye Boyacı ile 44.45’lik derecesiyle gümüş madalya kazanan Sevilay Öztürk’ü tebrik ediyorum. Elde ettikleri başarılara yenisini ekleyen Sümeyye ve Sevilay kazandıkları madalyalarla bizleri bir kez daha gururlandırdı. Milli sporcularımızın başarılarının devamını diliyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızın dalgalandırılmasında ve İstiklal Marşı’mızın dinletilmesinde emeği geçenlere ülkem ve şahsım adına teşekkür ediyorum.”

Eski milli okçu Uçar, kendisini sporcu ve eğitmen yetiştirmeye adadı
Kocaeli

Uçar, AA muhabirine, geleneksel Türk okçuluğuna 2016 yılında Okçular Vakfının organize ettiği ve 40 ülkenin katıldığı Uluslararası Fetih Kupası’nda birinci olarak dahil olduğunu anlattı.

Daha sonra Antalya Okçular Tekkesi ve Ata Sporları Federasyonunun kurulduğunu aktaran Uçar, “Hızlı şekilde bu ivmeyi tecrübelerimizle artırmış olduk. İlk 1991 yılında 11 yaşımda Petkimspor Kulübünde okçuluk sporuna başladım. 1993 yılında milli takım seçmelerine katıldım. 1996 yılında Dünya Şampiyonası’na gittim. O zamandan 2007 yılına kadar milli takımdaydım.” diye konuştu.

“Yapmamız gereken çalışmalar var”

Sümeyye Gamze Uçar, 2007’deki Dünya Şampiyonası’ndan sonra okçuluk sporuna ara verdiğini dile getirerek, maneviyata yöneldiğini, kendi işlerine odaklandığını kaydetti.

Daha sonra Okçular Vakfının 2012 yılında kurulmasından sonra geleneksel anlamda okçuluk sporuna devam etmeye karar verdiğini anlatan Uçar, şöyle devam etti:

“Bu konuda Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan Bey’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Çünkü kendisi böyle bir vakfın kurulmasına vesile olmasaydı, biz de bu işlere dahil olamayacak, sporu tamamen bırakmış olacaktık. Öğrenci ve eğitmen yetiştirmekten, bu işin bizim kanalımızla dallanıp budaklanmasından, bunun meyvelerini görmekten keyif alıyorum. Yolumuz biraz uzun. Baktığınız zaman okçuluk çok hızlı ivmeyle belli noktaya geldi, okullara kadar indi ancak hala birtakım eksiklikler ve yapmamız gereken çalışmalar var.”

Uçar, kadınların ve genç kızların okçuluk sporuna dahil edilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Biz Antalya merkezliyiz ama ulusal bazda çok çalışma yapıyoruz. Bilgimizi herkesle paylaşıyoruz. Uluslar arası manada bizim yolumuzu açacak kişi neticede Sayın Bilal Erdoğan Beyefendi. Çünkü o dünya çapında organizasyonlar yapıyor. Biz kendisine ulusal bazda destek vererek bu işin bir parçasıyız.” ifadelerini kullandı.

2 binin üzerinde eğitmen yetiştirildi

Beş yıl önce bu işe başladıklarında yasal bakımdan eğitmen yetiştirmenin söz konusu olmadığına dikkati çeken Uçar, Milli Eğitim Bakanlığıyla bir modül yazarak okçuluk eğitmenlerini yetiştirmeye başladıklarını anlattı.

Uçar, o günden bugüne federasyon ve Antalya Okçular Tekkesi olarak ata sporunda 2 binin üzerinde geleneksel okçuluk eğitmeni yetiştirdiklerini dile getirerek, bu eğitmenlerin Türkiye’nin dört bir yanında hizmet verdiğini söyledi.

Kadınların da okçuluk sporunu rahatlıkla yapabileceklerini göstermek istediklerini vurgulayan Uçar, “Son zamanlarda haliyle erkek eğitmen zaten vardı. Erkeklerden de çok fazla eğitmen yetiştirdik. Fakat genç kızların ve hanımların bu işe sporcu olarak devam etme talebi fazlalaşınca, eğitmen talebi de oluştu. 6 ayda yaklaşık 50-55 hanım arkadaşımızı eğitmen olarak yetiştirdik. Yaklaşık 3 ay gibi bir süre staj yaptırıyoruz. Ondan sonra ihtiyaç olan yerlere eğitmen olarak yönlendirebiliyoruz.” değerlenndirmesinde bulundu.