Dijital mecrayı ilgilendiren kanun teklifi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Kabul edilen teklifle, basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün kullanımı ile basın kartına ilişkin usul ve esaslar belirlenecek. Basın kartı düzenlemesi bakımından basın kartı talep eden medya mensupları ve enformasyon görevlileri kanun kapsamına dahil edilecek.

İnternet haber sitelerinde, faaliyet gösterdiği iş yeri adresi, ticari unvanı, elektronik posta adresi, iletişim telefonu ve elektronik tebligat adresi ile yer sağlayıcısının adı ve adresi iletişim başlığı altında bulunduracak. Yayın durdurma müeyyidesi internet haber siteleri bakımından uygulanmayacak. İnternet haber sitesinin bu hükme uymaması halinde Basın İlan Kurumu iki hafta içinde eksikliğin giderilmesini talep eder. İstemin iki hafta içinde yerine getirilmemesi durumunda Basın İlan Kurumu internet haber sitesi vasfı kazanılmadığının tespiti amacıyla Asliye Ceza Mahkemesine başvurur. Mahkeme en geç iki hafta içinde karar verir.

İnternet haber sitesinde yayınlanan içerikler iki yıl süre ile muhafaza edilecek. İnternet haber sitesinde zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısı yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç 1 gün içinde yayımlanmak zorunda olacak. Yayımlanan düzeltme 24 saat ana sayfada kalacak.

Basın kartı başvurusu, türleri, niteliği, alabilecek kişiler, basın kartı alabilecek kişilerde aranacak şartlar belirleniyor. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü her ayın sonunda resmi ilan ve reklam verilebilecek olan mevkuteler ile internet haber sitelerinin isimleri ve vasıfları ihtiva eden listeyi Bası İlan Kurumu sitesi üzerinden duyuracak.

İnternet haber siteleri resmi ilan ve reklam yayınlayacakların taşıması gereken vasıflar ve yerine getirilmesi gereken sorumluluklar ile yayına ilişkin usul ve esaslar maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Basın İlan Kurumu Genel Kurulu tarafından altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Gazete ver internet haber sitesi ilanları Basın İlan Kurumu aracılığı usulde yapılacak. Toplam muhammen bedeli 500 bin TL kadar olan satışlar için gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapıp yapamayacakları icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilecek.

Halk arasında endişe, korku veya panik saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu güvenliği ve genel sağlığı ile gerçeğe aykırı bilgiyi, kamu barışlını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Suçun failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir terör örgütünün faaliyetleri çerçevesinde işlenmesi halinde cezalar yarı oranında arttırılacak.

Ahmet Umur Öztürk

Endüstri Bölgeleri Kanun Teklifi Sanayi Komisyonu’nda kabul edildi

Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifle, ilan edilen endüstri bölgesi alanından büyük olmamak kaydıyla bölgeye ilave edilecek alanlara Bakanlıkça karar verilecek ve yeni sınırlar Resmi Gazete’de yayımlanacak. Endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler, Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca Bakanlıkça kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilecek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsisi yapılacak.

Endüstri bölgelerinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlığa veya yönetici şirkete başvurusu üzerine, yönetmelikte düzenlenen esaslar çerçevesinde yönetici şirket ve Bakanlık tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yer tahsisi yapılacak.

Yatırımcı irtifak hakkı veya kullanma izni verilmesinden itibaren ilgili yönetmelikle belirlenen süre ve esaslar çerçevesinde en geç 5 yıl içerisinde yatırımını tamamlayacak.

Bakanlıkça, kamulaştırılan taşınmaz malların kamulaştırma bedelleri Bakanlığın bütçesinden karşılanmışsa bu taşınmaz mallar üzerinde sözleşmesinde belirtilen süre kadar yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedeli karşılığında, kamulaştırma bedeli yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanmışsa yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedelsiz olarak bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesis edilebilecek.

Endüstri bölgelerinde; Hazine adına tescilli taşınmazlarla bedeli Bakanlığın bütçesinden karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan, yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilenler, yatırımın tamamlanması şartı ve yatırımcının talep etmesi durumunda Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yatırımcıya üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek.

Özel endüstri bölgeleri için kurulu alanlarda 150 bin metrekare şartı 100 bin metrekareye, boş alanlarda 200 bin metrekare şartı 150 bin metrekareye düşürülerek, daha küçük alanlarda yüksek teknolojili, stratejik, katma değerli, ihracat potansiyeli yüksek yatırımların da özel endüstri bölgesi imkanlarından faydalanması hedefleniyor.

Ahmet Umur Öztürk

Müsilaj ve imara ilişkin düzenlemeler içeren kanun Resmi Gazete’de
Ankara

Kanuna göre, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce inşa edilen baraj, gölet ve diğer depolama tesislerinin maksat oranları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek, değiştirilebilecek veya kaldırılabilecek.

Kayseri’deki yapı kooperatifleriyle sınırlı olmak üzere, “inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi”, “terkin edilmemiş olması”, “yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmemesi” ve “kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmaması” şartlarının taşınması halinde, konutun tapu devrinden sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüz sayılacak.

Afyonkarahisar Kocatepe kasabası sınırları içerisinde gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sonucu, zilyetlik şartları oluştuğu halde sit alanlarında kalması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescili yapılmış taşınmazlardan 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanları dışında kalan sit alanlarındaki taşınmazların, kadastro tutanaklarında zilyet veya hak sahibi olarak belirtilen kişilerin veya mirasçılarının, 31 Aralık 2022’ye kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birimlerine müracaatları halinde adlarına tescilleri yapılacak.

Bu hüküm, davası devam eden taşınmazların zilyet veya hak sahibi olan kişileri veya kanuni mirasçılarını da kapsayacak.

Deniz kirletmenin cezaları artırılıyor

18 grostona kadar olan tanker, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklı evsel atık suların, deterjanlı su, köpük, egzoz gazı yıkama sistemi suları ve benzeri yıkama sularının veya katı atıkların denize boşaltılması durumunda 5 bin lira, 18 ila 50 groston arasında olanlara 10 bin lira, 50 ila 100 groston arasında olanlara 20 bin lira, 100 ila 150 groston arasında olanlara 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Liman, tersane, gemi bakım-onarım, gemi söküm, yat limanı gibi kıyı tesisi yönetimlerinin, kendi yönetim sahaları içerisinde meydana gelen kirliliği yetkili mercilere bildirmemesi halinde kıyı tesis yönetimlerine 25 bin lira, deniz çöpleri, atıklar ve atık suların toplanması ve yönetimine ilişkin gerekli tedbirleri almaması halinde bu yönetimlere 25 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.

Bu idari para cezaları, balıkçı barınaklarına 3’te 1 oranında uygulanacak.

Taraf olunan uluslararası sözleşmelerde ve ilgili yönetmeliklerde belirlenen kükürt oranından daha fazla kükürt içeren akaryakıtı, denizcilik yakıtı olarak kullanan gemi ve diğer deniz vasıtalarından bin grostona kadar olanlar için groston başına 200 lira, bin ila 5 bin groston arasında olanlara bu miktar ve ilave her groston başına 25 lira, 5 bin grostondan fazla olanlara ise bu miktarlara ilave her groston başına 5 lira idari para cezası verilecek.

Günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üreten sağlık kuruluşlarından oluşan tıbbi atıklarını öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak biriktiren, sınıflandıran, depolayan, taşıyan, ambalajlayan ve bertaraf edenlere 10 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma bölgelerinde 2 kat olacak.

Atık su arıtma tesisi zorunluluğu

Atık su arıtma tesislerinde kullanılan elektrik enerjisi yüzde yüze kadar geri ödenebilecek.

Boğazlar ve Susurluk Havzası dahil Marmara Denizi Hidrolojik Havzası ve bu havzada yer alan illerden İstanbul, Bursa ve Kocaeli’nin tamamında, büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde iş termin planlarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunmak ve 3 yıl sonunda da ileri atık su arıtma tesislerini kurup işletmeye almak zorunda olacak.

Belediyeler atık su gelirlerinin yarısını atık su arıtma tesislerinin kurulması ve işletilmesinde bu tesisler kurulana kadar kullanmak üzere ayırmak zorunda olacak. Ayrılan bu gelirler amaç dışında kullanılamayacak.

Sanayi alanları, ileri atık su arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları, imar planlarında bina yüksekliklerinin serbest olarak belirlenemeyeceğine dair düzenlemenin kapsamı dışına çıkarılıyor.

Mahalli idarelerin projelerine yönelik düzenlemeler

Kanunla, mahalli idarelerin çevre kirliliğini önleyici yatırımlar kapsamında atık su arıtma, geri kazanım; arıtma çamuru işleme ve bertarafı; sıfır atık yönetimi kapsamında atık toplama, taşıma, işleme, geri kazanım ve bertaraf tesisleri ile mapa şamandıraların özel sektör eliyle yapılması, işletilmesi, bakımı ve devredilmesine ilişkin düzenlemelerin nasıl hayata geçirileceği belirleniyor.

Mahalli idarelerin toplam yatırım tutarı veya toplam işletme hizmet bedeli 100 milyon liranın altındaki projelerine ilişkin ihale ve sözleşme işlemleri için yetkilendirme kararı aranmayacak. Bu değerin altında kalmak amacıyla projeler bölünemeyecek. Söz konusu projeler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylandıktan sonra ihale işlemlerine başlanabilecek.

Mahalli idarelerin, Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştireceği projeler için yetkilendirme talepleri, proje dokümanlarıyla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından teknik olarak değerlendirildikten sonra yetkilendirme kararı için iletilecek.

Blokajlı Banka Hesabı sistemi kuruluyor

Kanunda, bu projelerin hayata geçirilmesi, herhangi bir aksaklık olmaması için Blokajlı Banka Hesabı sisteminin kurulması ve bu sistemin hayata geçirilmesinde ilgili idarelerin görev ve yetkilerine de yer veriliyor.

Proje sahibi mahalli idareler; proje konusuna, niteliğine ve özelliğine göre toplanan gelirlerden, uygulama sözleşmesinde belirlenen ödeme miktarına karşılık gelen miktarı, Blokajlı Banka Proje Hesabına aktaracak. Uygulama sözleşmesindeki ödemeye ilişkin düzenlemeler çerçevesinde Blokajlı Banka Proje Hesabından yalnızca proje kapsamında yapılacak ödemelere ve aktarımlara izin verilecek.

Mahalli idarenin söz konusu ödemelerini Blokajlı Banka Proje Hesabından yerine getirmemesi durumunda, görevli şirketin başvurusu üzerine bu tutar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylarından ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak Blokajlı Banka Proje Hesabına takip eden ayın sonuna kadar aktarılacak. Aktarılacak bu tutar, kesintiler düşüldükten sonra ilgili mahalli idareye gönderilecek tutarın yüzde 10’unu aşamayacak.

Bu tesisler için 30 yıldan az süreli olarak tesis edilecek üst hakları da bağımsız ve sürekli nitelikte kabul edilecek.

Bina kimlik sertifikası uygulaması getiriliyor

Türkiye Çevre Ajansı tarafından, Çevre Kanunu kapsamında yer alan depozito düzenlemeleri çerçevesindeki Yap-İşlet-Devret projeleri; depozito düzenlemeleri çerçevesinde Türkiye Çevre Ajansınca yatırımı gerçekleştirilen kamu yatırımlarının özel sektör tarafından belirli şartlarla ve 10 yıldan uzun süreli olarak işletilmesi kanundaki usul ve esaslara göre gerçekleştirilebilecek.

Kanunla, tamamlanan yapıların izlenmesinin kolaylaştırılması için bina kimlik sertifikası uygulaması getiriliyor. Yapı Denetimi Hakkında Kanun’a, “Bina kimlik sertifikası” tanımı eklenecek. Tamamlanan yapıların teknik ve genel bilgilerine, Bakanlıkça farklı modüllerde yapılan yetkilendirmelerle hem yapı sahibi ve ilgili vatandaşlarca hem de kamu görevlileri tarafından ulaşılması amacıyla yapıya bu sertifika asılacak.

Yapı denetim kuruluşlarına uygulanacak cezalar

Laboratuvarlara yaptırılacak olan taşıyıcı sisteme ilişkin tüm deney bedelleri mevcut hüküm gereğince yapı denetim hizmet bedeli içerisine dahil edilecek, bu suretle bu deneylerden Bakanlıkça belirlenenlerin masraflarının yapı denetim kuruluşunca ödenmesi sağlanacak.

Görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen laboratuvar kuruluşları hakkında uygulanan idari para cezasının ve belge iptali işlemlerinin kapsamı genişletilerek, can ve mal güvenliğini teminen laboratuvar kuruluşlarının usulsüz deney yapmalarının engellenmesi amacıyla bir düzenlemeye gidiliyor.

Yapı denetim kuruluşlarına, son 1 yıl içinde üç ayrı idari para cezası verilmesi durumunda 1 yıl yeni iş almaktan men cezası getiren hüküm yürürlükten kaldırılıyor. Laboratuvar kuruluşlarının dürüstlüğünü, yetkinliğini ve tarafsızlığını riske düşürecek bir faaliyette bulunduğunun tespiti halinde 1 yıl yeni iş almaktan men cezası uygulanacak.

Laboratuvar kuruluşu, beton deneyine ilişkin Bakanlıkça belirlenen azami fiyatın üzerinde bedel aldığının tespiti halinde idari para cezası alacak.

Laboratuvar kuruluşuna, beton, hazır beton, beton çelik çubuk ve benzeri yapı malzemesi üreten veya pazarlayan firmalar adına laboratuvar hizmetinde bulunduğunun tespit edilmesi halinde, Bakanlıkça 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilecek.

Laboratuvar kuruluşunun gerçeğe aykırı olarak düzenlediği raporu idarelere veya şahıslara sunduğunun tespiti halinde laboratuvar kuruluşunun izin belgesi iptal edilerek faaliyetine son verilecek.

Kanunda, elektronik ortamda yapılan sıralamadan her bir fiili için 120 güne kadar çıkarılarak yapı denetim kuruluşunun yeni bir işte denetim görevi üstlenmesine izin verilmeyecek haller şöyle sıralanıyor:

– Yapı denetim kuruluşunca ilgili denetim personeli Bakanlıkça belirlenen sürede görevlendirilerek yapının denetim sorumluluğunun üstlenilmemesi,

– Denetim sorumluluğu üstlenilen ancak yapı denetim kuruluşundan kaynaklanan nedenlerle Bakanlıkça belirlenen sürede yapı denetim hizmet sözleşmesinin imzalanmaması,

– Yapı denetim kuruluşunun; izin belgesinin geçici olarak geri alınması, iptal edilmesi, yeni iş almaktan men cezası alması veya o yapı için Bakanlıkça elektronik ortamdaki yapılan görevlendirilmesinin kaldırılması durumları hariç olmak üzere yapı denetim hizmet sözleşmesinin yapı denetim kuruluşundan kaynaklı sebeple feshi,

– Yapı ruhsatı verildikten sonra, yapı denetim kuruluşunun gerçeğe aykırı beyan veya bilgi, belge vermesi sebebiyle o yapı için hatalı görevlendirme yapıldığının anlaşılması.

Elektronik ortamda sıralamadan çıkarılan yapı denetim kuruluşunun yeniden sıralamaya girmesi halinde, sıralamadan çıkarılmasına sebebiyet veren yapıda tekrar görevlendirilmesi mümkün olacak.

Yapı denetim kuruluşunun yürüttüğü denetimde, ruhsat eki onaylı statik projesine uygun olan ancak ruhsat eki diğer projelere uygun olmayan aykırılıkları tespit etmemesi halinde, yapı denetim kuruluşuna Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce o işe ilişkin aldığı hizmet bedelinin yüzde 20’si oranında idari para cezası uygulanacak.

Yapı denetim kuruluşunun yürüttüğü denetim görevinde; ruhsat eki onaylı statik projesine uygunsuzluğu ve yapısal hasar olduğu halde bu durumu tespit etmemesi, tespite konu statik projesine uygunsuzluğun ya da hasarın mahallinde olmadığı halde bu yönde tespitte bulunması, belirlenen sürede denetimi yerine getirmemesi hallerinde, yapı denetim kuruluşunun 1 yıl süre ile yeni bir denetim görevi üstlenmesinin engellenmesine yönelik idari müeyyide uygulanacak.

– Bina kimlik sertifikası alan yapılar 5’er yıllık periyotlarla denetlenecek

Kanuna göre, iş bitirme aşamasına gelen yapılara bina kimlik sertifikası verilecek. Bina kimlik sertifikası alan yapılar, 5’er yıllık periyotlarla yapı denetim kuruluşlarınca denetlenecek.

Bu denetimler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları tarafından yürütülecek. Yapı denetim kuruluşlarına, yaptıkları denetimlere dair verdikleri hizmet için ödenecek bedel Bakanlık tarafından belirlenecek.

Tarımsal destek ödemeleri

Tarımsal desteklemelerden yararlanmak için başvuruda bulunduğu halde, meri mevzuat uyarınca desteklemelerden yararlanabilmek için ibrazı öngörülen makbuz, fatura ve diğer belgelerin gerçeğe aykırı veya usulsüz olduğu gerekçesiyle desteklemeden yararlandırılmayanlara veya yararlandıkları destekleme tutarları aynı gerekçeyle Tarım Kanunu doğrultusunda geri alınanlara, yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde Tarım ve Orman Bakanlığına başvurmaları, Bakanlık tarafından yapılan incelemede bunların gerçek üretim yaptığının tespiti halinde hak ettikleri destekleme ödemeleri yapılacak.

Yapılan ödemelere faiz işletilmeyecek, masraf veya ek ödeme adı altında herhangi bir ödeme yapılmayacak. Bu hüküm, yararlandıkları destekleme tutarlarının, aynı gerekçelerle geri alınması yönünde haklarında takip başlatılanlar için de uygulanacak ve öngörülen şartların oluşması halinde haklarındaki takip işlemlerine son verilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra maddenin kapsadığı dönemlere ilişkin haklarında takip başlatılanların, takibe ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde Bakanlığa başvurmaları halinde madde hükmünden aynı şartlar dahilinde yararlandırılacak. Bu hükümlerden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve yararlananların, yürürlükten önce destekleme ödemeleriyle ilgili açtığı davalar karşılıklı sonlandırılacak.

İskan Kanunu’nun, “iskanlı göçmenlerin ve yerleri kamulaştırılanların iskanı” konularını içeren maddeleri kapsamına giren hak sahibi ailelerden sözleşme aşamasında borcunu peşin ödemek isteyenlere, borçlandırma bedeli üzerinden yüzde 65 indirim yapılacak.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü faaliyetlerinin gerektirdiği araç, gereç, satın alma, bakım, onarım, yapım, sigorta, kiralama, araştırma, tanıtım, temsil, eğitim giderleri, yurt dışında yürütülecek proje giderleri, kadastro hizmetlerinin yapılması, yenilenmesi, güncellenmesi ve benzeri her türlü harcamalar döner sermaye gelirlerinden karşılanabilecek.

Döner sermaye işletmeleri için kendi kaynaklarından karşılanmak üzere tahsis edilen sermaye miktarı Cumhurbaşkanınca 5 katına kadar artırılabilecek, artırılan sermaye elde edilen karlarla karşılanacak.

Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, köy tüzel kişileri ve kalkınma ajanslarının kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle sayılan görevleriyle ilgili yapılacak tapu işlemlerinden ve münhasıran elektronik ortamdaki verilere ilişkin olmak üzere veri paylaşımından döner sermaye ücreti tahsil edilmeyecek. Genel Müdürlük birimlerince neden olan hataların düzeltilmesi işlemlerinden, ilgililerin kusuru olmaksızın nüfus idaresi tarafından resen gerçekleştirilen maddi hataların düzeltilmesi, tamamlanması ve geri alınması işlemleri neticesinde tapuda yapılan kimlik bilgileri düzeltme işlemlerinden, tapu müdürlüklerince resen yapılan işlemlerden, aile konutu şerhi işlemlerinden ve kat irtifakından resen kat mülkiyetine geçiş işlemlerinden döner sermaye ücreti tahsil edilmeyecek. Veri paylaşımına ilişkin protokol veya sözleşmelerde, döner sermaye hizmet bedellerinin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenebilecek.

Kanunla, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerlerden sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar, İstanbul Şile’deki Darlık ve Ömerli barajlarının yapımından etkilenen Darlık ve Esenceli mahallelerinin yeni yerleşim yerlerinin belirlenmesi için Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkarılarak tapuda Hazine adına resen tescil edilecek.

Yeni yerleşim yerindeki hak sahipliği, borçlandırma ve takyide ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, riskli yapı tespiti yapılmasının engellenmesi durumunda güvenliği sağlamak üzere kolluk kuvvetlerinden destek alınarak tespit yapılacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya idare tarafından, binanın bulunduğu arsanın tehlikeli durumu veya hasar bakımından acilen boşaltılması, yıktırılması gerektiği belirlenen binalar riskli yapı olarak kabul edilecek. Maliklere, kiracılara ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine taşınma yardımı yapılabilecek.

Uygulama yapılacak alandaki taşınmazlar, feshedilmiş sayılan sözleşmelere istinaden tapuda müteahhide devredilmiş ise uygulama neticesinde meydana gelen yeni taşınmazlar, hak sahipliği çalışmaları gözetilerek müteahhide devir yapan eski malikleri adına resen tescil olunacak.

Dönüşüm olan yerlerde hak sahibinin dönüşümden önceki taşınmazının tapu kaydında yer alan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ve şerhler hak sahibi adına yatırılan taşınmazın bedeli üzerinden devam ettirilecek, tapu kaydındaki haklar ve şerhler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilecek.

Coğrafi veri toplama

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, gerçek kişilerin ve özel hukuk tüzel kişilerinin Türkiye’ye ait Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi kapsamındaki coğrafi verileri toplaması, üretmesi, paylaşması veya satması; fikri, sınai ve ticari haklara ilişkin mevzuat hükümleri ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ve ticari faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli belgelere sahip olması şartı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iznine tabi olacak.

Coğrafi bilgi sistemi kapsamındaki yazılımlar, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi standartları ile uygunluğu sağlanmak amacıyla Bakanlıkça sertifikalandırılacak.

Coğrafi veri toplayan sensor ve donanımlar, ilgililerince, Bakanlıkça oluşturulacak elektronik ortama kaydedilecek.

Savunma, güvenlik ve istihbarat alanında faaliyet gösteren yazılımlarda, sertifika ve kayıt zorunluluğu aranmayacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, coğrafi veri izninin alınmaması durumunda başvuru için faaliyet sahibine tebliği tarihinden itibaren en az 10 gün süre verilecek. Süresi içerisinde başvurusunu yapmayanların faaliyetleri durdurulacak ve izin bedelinin 5 katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Pafta sınır alanının tespit edilememesi halinde idari para cezası için bin adet 1/1000’lik pafta üzerinden hesaplama yapılacak.

Coğrafi bilgi sistemi kapsamındaki yazılımlar için sertifika alınmaması durumunda 100 bin lira idari idari para cezası uygulanacak. Ceza uygulandığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde sertifika alınmaması halinde sertifikasız kullanımın her tespitinde aynı miktarda cezai işlem uygulanacak.

İdari para cezasına karşı 30 gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilecek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, yapacakları iş birlikleri kapsamında gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine; Türkiye’ye ait Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi kapsamındaki coğrafi verileri toplaması, üretmesi, paylaşması veya satması, veri madenciliği yapması ve yeni veri üretmesi konularında; fikri, sınai ve ticari haklara ilişkin mevzuat hükümleri ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla lisans verilecek.

Lisans kapsamında Bakanlıkla paylaşılan verilerin üçüncü şahıslara bedeli karşılığında Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden verilmesi durumunda elde edilecek gelirler, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemleri hizmetlerinde kullanılmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünün ilgili hesabına yatırılacak. Lisans bedelleri bakanlıkça belirlenecek ve Döner Sermaye İşletmesi Birim Fiyat Listesinde her yıl yayımlanacak.

Türkiye Çevre Ajansı, Bakanlık tarafından kullanma izni verilen veya kiralanan, Kıyı Kanunu kapsamındaki devletin hüküm ve tasarrufu altında yer alan alanlarda; mapa ve şamandıra sistemleri kuracak, işletecek, deniz araçlarına atık alım hizmetleri verecek ve bu hizmetlerin verilmesini sağlayacak. Ajans, ihtiyaç halinde bu faaliyetleri özel hukuk tüzel kişiliğini haiz şirketler kurarak gerçekleştirebilecek.

Genel Kurulda ihdas edilen maddeye göre, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde uzlaşma yoluyla bakanlığa, TOKİ’ye veya idareye bedeli karşılığında devredilen taşınmazların sicilindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinden devam edecek.

Kanun kapsamında satış işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi halinde, satışı yapılan arsa veya arsa payı, satış işleminden sonra üçüncü bir kişiye devredilmemiş veya satıştan önceki malik adına doğrudan tescilini hukuken veya fiilen imkansız hale getiren bir uygulamaya tabi tutulmamış ise resen eski maliki adına tescil edilecek ve satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar satış bedeli tutarında alıcı lehine kanuni ipotek tesis ve tescil edilecek.

Sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin teklifin 14 maddesi komisyonda kabul edildi
TBMM

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, internet haber siteleri de süreli yayın tanımı kapsamına alınıyor.

İnternet haber sitesi, İletişim Başkanı, İletişim Başkanlığı, Basın Kartı Komisyonu, medya mensubu, enformasyon görevlisinin tanımı da düzenlemede yer buluyor.

İnternet haber sitelerinde, faaliyet gösterdiği iş yeri adresi, ticari unvanı, elektronik posta adresi, iletişim telefonu ve elektronik tebligat adresi, yer sağlayıcısının adı ve adresi, kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ana sayfadan doğrudan ulaşabileceği şekilde ve “iletişim” başlığı altında bulundurulacak.

İnternet haber sitelerinde bir içeriğin ilk kez sunulmaya başlandığı tarih ile sonraki güncelleme tarihleri, her erişildiğinde değişmeyecek şekilde içeriğin üzerinde belirtilecek.

Basın duyurularının ve yargı organlarınca verilen yayın yasağı kararlarının hızlı ve etkin şekilde tebliğinin sağlanması amacıyla; süreli yayınların çıkarılması için kaydedilmek üzere verilecek beyanname artık Cumhuriyet Başsavcılığı yerine Basın İlan Kurumuna verilecek.

Kayıt için verilen beyannamede elektronik tebligat adresi de gösterilecek.

Basın İlan Kurumu yayımın durdurulmasını talep edebilecek

Yayım durdurma müeyyidesi internet haber siteleri bakımından uygulanmayacak. İnternet haber sitesinin hükme uymaması halinde Basın İlan Kurumu 2 hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini internet haber sitesinden isteyecek. İstemin yerine getirilmemesi durumunda Basın İlan Kurumu internet haber sitesi vasfının kazanılmadığının tespiti amacıyla asliye ceza mahkemesine başvuracak. Mahkeme, en geç 2 hafta içinde kararını verecek.

Başvurunun kabul edilmesi halinde internet haber siteleri için sağlanabilecek resmi ilan ve reklam ile çalışanlarının basın kartına ilişkin hakları ortadan kalkacak. İnternet haber sitesi için sağlanan hakların ortadan kaldırılması, bu kanun veya ilgili mevzuat uyarınca öngörülen yaptırımların uygulanmasına engel olmayacak.

Teslim ve muhafaza yükümlülüğü

İnternet haber sitesinde yayınlanan içerikler, gerektiğinde talep eden Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmek üzere, doğruluğu ve bütünlüğü sağlanmış şekilde 2 yıl süreyle muhafaza edilecek.

Yargı mercileri tarafından yayının soruşturma ve kovuşturma konusu olduğunun internet haber sitesine yazılı olarak bildirilmesi halinde, bu işlemlerin sonuçlandığının bildirilmesine kadar soruşturma ve kovuşturma konusu yayın kaydının saklanması zorunlu olacak.

İnternet haber sitelerinde zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısını sorumlu müdür, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, URL bağlantısı sağlanmak suretiyle, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorunda olacak. Yayın hakkında verilen erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması ya da internet haber sitesi tarafından içeriğin kendiliğinden çıkarılması durumunda, düzeltme ve cevap metni ilgili yayının yapıldığı internet haber sitesinde ilk 24 saati ana sayfasında olmak üzere 1 hafta süreyle yayımlanacak.

Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden 4 ay, diğer basılmış eserler yönünden 6 ay içinde açılması zorunlu olacak. Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten, internet haber siteleri için ise habere ilişkin suç ihbarının yapıldığı tarihten başlayacak.

Basın kartı başvurusu, niteliği ve türleri belirlendi

Teklifle basın kartı başvurusu, niteliği ve türleri de belirlendi. Buna göre, basın kartı başvurusu İletişim Başkanlığına yapılacak. Basın kartı, resmi nitelikte bir kimlik belgesi olarak kabul edilecek.

Basın kartı türleri şu şekilde belirlendi:

– Göreve bağlı basın kartı: Bir medya kuruluşuna bağlı olarak çalışan Türk vatandaşı medya mensuplarına ve enformasyon görevlilerine verilen basın kartını,

– Süreli basın kartı: Görev alanı Türkiye’yi kapsayan yabancı medya mensuplarına verilen basın kartını,

– Geçici basın kartı: Görev alanı Türkiye’yi kapsamamakla beraber geçici bir süreyle Türkiye’ye haber amaçlı gelen yabancı medya mensuplarına verilen basın kartını,

– Serbest basın kartı: Geçici bir süreyle çalışmayan veya yurt dışında serbest gazetecilik yapan medya mensuplarına verilen basın kartını,

– Sürekli basın kartı: En az 18 yıl mesleki hizmeti bulunan medya mensupları ve enformasyon görevlilerine ömür boyu verilen basın kartını ifade edecek.

Kimler basın kartı alabilecek?

Basın kartı, Türkiye’de faaliyet gösteren medya kuruluşlarının Türk vatandaşı medya mensuplarına, süreli yayınların sahiplerine veya tüzel kişi temsilcileri ile radyo ve televizyonların yönetim kurulu başkanlarına, medya kuruluşları adına hareket eden ve görev alanı Türkiye’yi kapsayan yabancı medya mensupları ile görev alanı Türkiye’yi kapsamamakla beraber geçici bir süreyle Türkiye’ye haber amaçlı gelen yabancı medya mensuplarına, yurt dışında yayın yapan medya kuruluşlarının, Türk vatandaşı sahiplerine ve çalışanlarına, yurt dışında serbest gazetecilik yapan Türk vatandaşı medya mensuplarına, medya alanında hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttükleri enformasyon hizmetlerinde çalışan kamu personeline, medya alanında faaliyet göstermeleri şartıyla, sendikalar ile kamu yararına faaliyette bulunduğu tespit edilen dernek ve vakıfların yöneticilerine verilebilecek.

Basın kartı talep edenlerin başvuruda bulunabilmeleri için 18 yaşını bitirmesi, en az lise veya dengi eğitim kurumundan mezun olması, kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmaması şartı aranacak.

Ayrıca basın kartı talep edenlerin başvuruda bulunabilmesi için Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı 5 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da şantaj, hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, iftira, suç uydurma, müstehcenlik, fuhuş, hileli iflas, zimmet, irtikap, rüşvet, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamu barışına karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar, casusluk suçları ve terör suçlarından hüküm giymemiş olması gerekecek.

Kart talep edenlerde, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun hükümlerine uygun sözleşme yapması ve mücbir sebepler dışında işten ayrıldığı tarihten itibaren 1 aydan fazla olmamak üzere ara vermeden çalışması, medya faaliyeti dışında ticari faaliyette bulunmaması şartı da aranacak. Basın kartı talep eden süreli yayın sahipleri veya tüzel kişi temsilcileri ile radyo ve televizyonların yönetim kurulu başkanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarında basın kartı alabilecek çalışanlarda, yabancı basın-yayın kuruluşlarında çalışan Türk vatandaşı medya mensuplarından basın kartı talep edenler için bu hüküm geçerli olmayacak.

Sürekli ve serbest basın kartı talep edenler ile TRT aracılığıyla göreve bağlı basın kartı talep edenlerde ise ilgili kanun hükümlerine uygun sözleşme yapması ve mücbir sebepler dışında işten ayrıldığı tarihten itibaren 1 aydan fazla olmamak üzere ara vermeden çalışması şartı aranmayacak.

Basın kartı talep eden yabancı medya mensuplarına, medya kuruluşu tarafından görevlendirildiklerini belgelendirmeleri, Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca çalışma izinlerinin olması, bağlı bulundukları kuruluşun idare merkezinin bulunduğu ülkenin Türkiye’deki büyükelçilik, elçilik veya konsolosluklarından aldıkları takdim mektubunu ibraz etmeleri halinde, karşılıklılık esası da gözetilerek Başkanlıkça basın kartı verilebilecek.

Basın Kartı Komisyonu

Basın Kartı Komisyonu 9 üyeden oluşacak. Komisyonda, Başkanlığı temsilen 2 üyenin yanı sıra işçi sendikası şeklinde faaliyet gösteren sendikalardan basın kartı sahibi üyesi en fazla olan sendika tarafından belirlenecek bir üye ile iletişim fakültesi dekanları veya basın kartı sahibi gazeteciler arasından Başkanlıkça belirlenecek bir üye de yer alacak.

Üyelerin görev süresi 2 yıl olacak. Süresi dolan üyeler yeniden seçilebilecek.

Komisyon; başvuru sahibinin niteliklerini, mesleki çalışmalarını, eserlerini, ödüllerini değerlendirerek basın kartı taşıyıp taşımayacağına karar verecek.

Buna göre, basın kartı sahibinin, kanunda belirtilen niteliklere sahip olmadığının veya bu nitelikleri sonradan kaybettiğinin anlaşılması halinde basın kartı İletişim Başkanlığınca iptal edilecek.

Basın kartı sahibi, basın ahlak esaslarına aykırı davranışlarda bulunması halinde ihlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak Basın Kartı Komisyonu tarafından uyarılabileceği gibi basın kartının iptaline de karar verilebilecek.

Teklifin görüşmeleri, TBMM Adalet Komisyonu’nda yarın da devam edecek.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Yanık: “6284 sayılı Kanun halen yürürlüktedir”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi (CEDAW) Komitesinin 82’nci oturumuna katıldı. Toplantıda Bakanlık koordinasyonunda hazırlanan Türkiye raporuna ilişkin bilgi veren Bakan Yanık, Türkiye’nin 1986 yılından beri tarafı olduğu CEDAW’ın 8’inci Dönemsel Ülke Raporuyla Yapıcı Diyalog Sürecine katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin, insan haklarını sağlam anayasal ilkelerle koruyan güçlü bir ülke olduğunu belirten Bakan Yanık, “Temel bakış açımız, ‘hiçbir ayrımcılık yapmadan herkes için insan haklarıdır’. Ülkemiz, haklar ve eşit fırsatlardan yararlanma konusunda kalıcı çözümler sunan kurumsal düzenlemelerle bu alanda geliştirdiği politikaları güçlendirmektedir. Başta Anayasamız olmak üzere temel kanunlarımızda eşitlik ilkesi kadınlar ve engelli vatandaşlarımızla ilgili olarak güçlü bir şekilde tanınmış hatta bu gruplara yönelik pozitif ayrımcılık anayasal güvence altına alınmıştır” dedi.

“Diğer mekanizmalar da kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmektedir”

Geniş kitlelerle kurulan temaslar sonucu toplumun bütün kesimlerinin yaşamını iyileştirmeye yönelik uygulamaları hayata geçirdiklerinin altını çizen Bakan Yanık, “Özellikle kadın erkek eşitliği konusunda kararlı adımlar atıyoruz. Saha tecrübelerimizden aldığımız verilere dayalı olarak sorunlara gerçekçi çözüm önerileri geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Yanık, “Bu doğrultuda Bakanlığımız koordinasyonunda 2018-2023 yıllarını kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planını hazırladık ve uygulamaya başladık. Eylem planında belirlediğimiz eğitim, ekonomi, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım ve medya alanlarındaki hedeflerimizin gerçekleşme düzeylerini yıllık izleme raporları ile değerlendiriyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ise ilki 2007 yılında yürürlüğe giren Ulusal Eylem Planlarımızı periyodik aralıklarla yeniliyor ve güncelliyoruz. Türkiye’de yürütmenin yanı sıra ilgili diğer mekanizmalar da kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmektedir” dedi.

Bakan Yanık, 2021 yılında Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları sonucunda bir rapor hazırlanarak TBMM’ye sunulduğunu ifade eden Bakan Yanık, “Söz konusu raporda kadına karşı şiddetin son bulması için ilgili bütün taraflara yönelik tedbirlere yer verilmiştir. Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kadına karşı şiddetle daha etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda kadına karşı işlenen kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit, işkence, eziyet suçlarında cezalar artırılmıştır. Yeni düzenlemeyle ısrarlı takip fiilleri müstakil suç olarak düzenlenmiş ve şiddet mağduru kadınlar için ücretsiz avukat görevlendirilmesi sağlanmıştır” dedi.

“Odak noktamız kadına yönelik şiddetle mücadeledir”

Kadına yönelik şiddetle mücadele kararlılığından tek bir adım geri atılmadığının altını çizen Bakan Yanık, “İstanbul Sözleşmesinden çekilme kararımız, sadece kullanılan yöntem ve araçların değişimidir. Odak noktamız kadına yönelik şiddetle mücadeledir. Bu odağın değişmesi söz konusu dahi edilemez. Türkiye’de mağdurun korunması ve şiddetin önlenmesi mekanizması olan ve 2012 yılından bu yana yürürlükte bulunan 6284 sayılı Kanun halen yürürlüktedir. Söz konusu kanun, şiddet mağdurunun akut şiddetten korunmasını, can güvenliğinin sağlanmasını, şiddet uygulayanın cezalandırılması veya rehabilitasyonunu, mağdura sunulacak destek hizmetlerinin koordine edilmesini, tedbirlerin elektronik yöntemlerle izlenmesini sağlamaktadır. Ayrıca Mart 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İnsan Hakları Eylem Planında ‘Aile İçi Şiddet ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadelenin Etkinliğinin Artırılması’ hedefi yer almaktadır” dedi.

Söz konusu hedef başlığı altında “Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili kanunda öngörülen cezayı artıran sebepler, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletilecektir” kararına yer verildiğini dikkat çeken Bakan Yanık, “Bu tedbirler, kadına ve kadın haklarına verdiğimiz önemin göstergesidir ve bu konudaki irademizin tam olduğunu ortaya koymaktadır. Aile içi şiddeti önleme ve sağlıklı aileler kurulması amacıyla erken yaşta evliliklerle ilgili tedbirler de yasal düzenlemelerimizde güçlü bir şekilde mevcuttur” ifadelerini kullandı.

“Ülkemiz, tüm birimleri ile şiddetle mücadele konusunda hassasiyetle çalışıyor”

Türkiye’nin tüm birimleri ile ayrımcılığın önlenmesi ve şiddetle mücadele konusunda hassasiyetle çalıştığını belirten Bakan Yanık, “Şiddet mağduru kadınlar Bakanlığımıza ve yerel yönetimlere bağlı konukevlerinde misafir edilmektedir. Ülke genelinde toplam 149 kadın konukevi 3.624 kapasite ile hizmet vermektedir. 81 ilimizde hizmet sunan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizde (ŞÖNİM) Nisan 2022 itibariyle toplam 102.000 kişi hizmet almıştır” dedi.

“İnsanlık onuruna yakışmayan görüntüler bizim ülkemizde yaşanmamıştır”

Bakan Yanık, “Türkiye en fazla sığınmacı nüfusa sahip ülkelerden biri olarak, sığınmacılara kapılarını sonuna kadar açmış, bu sığınmacıların entegrasyonu için devlet nezdinde çalışmalardan yerel yönetimlere ve sivil topluma kadar pek çok kurum birlikte önemli hizmetlere imza atmıştır. Avrupa’da sınırlarda çok daha az sayıda mültecinin yaşadığı insanlık onuruna yakışmayan görüntüler bizim ülkemizde yaşanmamıştır. Kadın konukevlerinden ve ŞÖNİM’lerden de şiddet mağduru kadınlar ve beraberlerindeki çocuklar, statü ve uyruklarına bakılmaksızın ihtiyaç duydukları anda bütün hizmetlerden faydalanabilmektedir” ifadelerini kullandı.

“Eğitimdeki gelişmeler terör örgütlerinin bölgedeki varlığının neredeyse yok olmasını sağladı”

Türkiye’de kadınların dünyadaki pek çok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkını erkeklerle eşit bir biçimde elde ettiklerini anımsatan Bakan Yanık, “Ülkemizde kadınların karar alma mekanizmalarına katılımının yıllar itibariyle sürekli arttığı gözlemlenmektedir. Elbette kadınların siyasi ve toplumsal katılımı büyük ölçüde eğitim imkanlarına ulaşabilmeleri ile de doğru orantılıdır. Eğitimin tüm kademelerinde, büyük bir özveriyle yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda ilköğretim net okullaşma oranını kız çocukları için yüzde 93,11’e, ortaokulda yüzde 88,74, yükseköğretimde ise yüzde 48,46 seviyesine çıkardık. Eğitimde gerçekleşen bu ilerlemede ülke çapında ve bir seferberlik halinde gerçekleştirilen kampanya ve projelerin yanı sıra kız çocuklarına yönelik eğitim yardımlarımız da etkili olmaktadır. Eğitimde yaşanan bu gelişmeler özellikle ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yaşayan kadınların ve kız çocuklarının statüsünü yükseltmiş, terör örgütlerinin bölgedeki varlığının neredeyse yok olmasını sağlamıştır. Kendilerine inanan ve güvenen kadınlar, başta Diyarbakır Anneleri olmak üzere, kendi evlatlarının geleceğinde söz sahibi olmayı artık talep edebilmektedir” dedi.

Bakan Yanık, konuşmasının ardından soruları cevaplarken, Türkiye’yi temsil eden heyette Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İŞKUR temsilcileri de yer aldı.