Bakan Dönmez’den ‘havalı bakım’ paylaşımı
Ankara

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez‘in sosyal medya hesabından “En Havalı Bakım” başlığıyla yaptığı paylaşımda, helikopterle gerçekleşen bakım ve temizlik çalışmalarına ilişkin rakamlara da yer verildi.

En “Havalı” bakım 😎

Elektrik iletim hatlarında yaz temizliği 🫧 🧼

Helikopterle İzolatör temizleme 🚁
📌 2021’de 22.404
📌 2022 ilk 5 ay 4.537
📌 2022 hedef 34.527

Helikopterli Canlı Bakım 🚁
📌 2021 – 6.131
📌 2022 ilk 5 ay – 5.494
📌 2022 hedef – 14.000 pic.twitter.com/OTXyGLyuKw

— Fatih Dönmez (@fatih_donmez) June 18, 2022

Geçen yıl 22 bin 404 izolatörün helikopterle temizlendiğini belirten Dönmez, bu yılın 5 ayında 4 bin 537 izolatör temizlendiğini, yıl sonu hedefinin ise 34 bin 527 olduğunu vurguladı.

TEİAŞ ekipleri tarafından helikopterle gerçekleşen canlı bakım rakamlarını da paylaşan Dönmez, 2021’de 6 bin 131 canlı bakımın, 2022’in ilk 5 ayında ise 5 bin 494 canlı bakımın helikopterle gerçekleştiğini, yıl sonu hedefinin ise 14 bin canlı bakımın helikopterle yapmak olduğunu aktardı.

TEİAŞ, sıfır kesinti hedefiyle çıktığı yolda bakımları elektriği kesmeden gerçekleştiriyor.

Ekiplerin giydiği özel kıyafetlerle gerçekleşen çalışmalarda bazı zorlu arazilerde helikopterli bakım yapılıyor. TEİAŞ ekipleri, bazı noktaların izolatör temizliğinde de helikopter kullanıyor. Helikopterli izolatör temizliği ile hem ekonomik hem de zaman tasarrufu sağlanıyor.

Helikopterin gerçekleştirdiği temizlikle 1 haftalık iş 1 günde bitiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’da yaşam maliyetini her geçen gün artırıyor
Berlin

Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’da yaşam maliyeti krizini körüklemeye devam ediyor.

Avro Bölgesi’nde savaşla ivmelenen enerji ve gıda fiyatları, enflasyonu mayısta yüzde 8,1 ile 1997 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkarırken, bu oranın Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından belirlenen hedefin 4 katından fazla olması dikkati çekti.

Batılı ülkelerin Rusya’ya yönelik sert ekonomik yaptırımlarına rağmen Ukrayna’da savaş devam ederken, küresel arza ilişkin endişelerin ve maliyetlerin yükselmesiyle gıda fiyatlarındaki keskin artış da sürüyor.

Avrupa ülkelerini de etkileyen savaş nedeniyle başta un ve ayçiçeği yağı olmak üzere Avrupa’da temel gıda ürünlerinde fiyat artışları ve bazı ürünlerde tedarik sıkıntısı yaşanıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, küresel gıda fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşından bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.

Avrupa’nın “tahıl ambarı” olarak bilinen Ukrayna’nın Rusya ile savaşta olması, buğday fiyatlarını son yılların en yüksek seviyesine çıkarırken, bu durum ekmek, makarna ve bisküvi gibi ürünlerin fiyatını artırdı.

Yaklaşık yüzde 70’i verimli topraklarla kaplı olan Ukrayna’nın 32 milyon hektarlık ekilebilir araziye sahip olduğu biliniyor. Bu oran, tüm Avrupa Birliği’ndeki (AB) ekilebilir arazinin üçte birine tekabül ediyor. Rusya ve Ukrayna, dünya buğdayının yaklaşık yüzde 14’ünü üretiyor ve bu oran, küresel buğday ihracatının neredeyse üçte birini oluşturuyor.

Ukrayna’nın Karadeniz’deki başlıca limanları Rus ablukası ile karşı karşıya bulunurken, bu durum, ülkeden daha az buğdayın ihraç edilmesine sebep olarak arzın kıtlaşmasına ve fiyatların yükselmesine neden oluyor.

Tahıl, yaşam için önemini korumaya devam ederken, Avrupalı siyasetçiler, Rusya’yı “enerji” ve “gıdayı” silah olarak kullanmakla suçluyor. AB liderleri, Ukrayna’daki savaşın Afrika ve Orta Doğu’dan Avrupa’ya büyük bir göç dalgasına neden olacak gıda kıtlığı krizini tetikleme riski taşıdığını da savunuyor.

Buğdayın fiyatı tarihi seviyelere ulaşırken, ayçiçeği yağı ve soya fasulyesinde “kıtlık riskinin” halen olduğu belirtiliyor. Gübre fiyatları da artmaya devam ediyor. Yaşanan gelişmeler diğer ülkelerin, tarım sektöründe başlıca tedarikçi ülkeler olan Rusya ve Ukrayna’ya ne kadar bağımlı olduğunu gösteriyor.

Avrupa’nın bazı ülkelerinde un ve ayçiçeği ürünlerinin yer aldığı raflar boş olmaya devam ediyor. Söz konusu ürünler bazı ülkelerde hala yüksek fiyatlarla satışa sunuluyor.

Artan enerji, gaz ve akaryakıt fiyatları nedeniyle zor durumda olan Avrupalı tüketiciler, temel gıdalardan yağ ve unda tedarik sıkıntısının yanı sıra ciddi oranda artan fiyatlarla da karşı karşıya kaldı.

Raflar hemen boşaltılıyor

Savaştan önce 1,50 avronun altında olan ayçiçeği yağının litresi, tedarik sıkıntısı ve fiyatların yükseleceği endişesiyle talebin artması sonucu 5 avronun üzerine çıktı. Söz konusu artışta; ayçiçeği yağının en çok ithal edildiği Ukrayna’dan yağın tedarik edilememesi etkili olurken, bu durum, gıda şirketlerini de patates cipsinden kurabiyelere kadar çeşitli ürünlerde palmiye yağı gibi daha az tercih edilen alternatiflere yönlendiriyor.

Son günlerde fiyatların biraz gerilmesine karşın insanların evlerinde stok yapmaya devam etmesi nedeniyle ayçiçeği yağı ve un ile doldurulan raflar hemen boşaltılıyor. Bazı marketler, bu sorunun önüne geçmek için ayçiçeği yağı ve un satışlarına kişi başı sınırlandırmasını devam ettiriyor.

Avrupa’nın önde gelen gıda perakende zincirleri diğer ürünlerde maliyet artışları nedeniyle fiyatlarını düzenli olarak yükseltirken, fiyat artışları tüketiciler için endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

FAO’ya göre, Rusya ve Ukrayna, dünya ayçiçeği yağı ihracat pazarının yüzde 52’sini oluşturuyor.

Yiyecek ve içecek fiyatlarındaki artıştan en çok kıtadaki savunmasız haneler etkileniyor. Yüksek fiyat artışları en çok et, tahıl ürünleri, süt ürünleri, meyve ve sebzede olurken, Avrupa’da gıda enflasyonunun bu yaz zirve yapması, yüksek seviyelerin 2023’e kadar devam etmesi bekleniyor.

Enerji fiyatlarındaki artış

Moskova, küresel enerji piyasalarında önemli bir oyuncu olarak kendini konumlandırıyor.

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa’da yaşam maliyeti krizini tetiklediği ikinci büyük alan enerji olarak dikkati çekiyor.

Rusya, dünyanın en büyük üç ham petrol üreticisinden biri ve dünyanın kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinin (yaklaşık 38 trilyon metreküp) yaklaşık dörtte birine ev sahipliği yapıyor.

İngiltere ve ABD, Rusya’nın savaşı finanse etme yeteneğini engellemek amacıyla Rus enerjisini ithal etmeyi durdururken, AB de bu konuda bazı girişimler başlattı.

Savaş; ticaret ve üretim kesintilerinin yanı sıra enerji fiyatlarının keskin şekilde artmasına neden oldu.

Dünya Bankası ortalama enerji fiyatlarının bu yıl yüzde 50 artacağı öngörüsünde bulunurken, bunun 1970’lerden bu yana en büyük artış olacağı belirtiliyor.

Uzmanlar, bu durumu “Yaşanmakta olan şeyi, ucuza üretme yeteneğinin ortadan kalktığı ve ekonominin gerildiği 1970’ler tarzı bir ekonomik şok.” olarak tanımlıyor.

Savaştan önce varil başına 90 dolar seviyesinde işlem gören ham petrol fiyatları, bugün 120 dolar seviyesinden alıcı buluyor.

Kovid-19 sonrası talep artışı

Salgının devam eden etkisinin yanı sıra artan gıda ve enerji fiyatları, yaşam maliyetlerindeki artışın tek nedeni değil…

Kovid-19 salgınından sonra ekonomik faaliyetlerin tekrar tam olarak başlaması Avrupa’da yaşam maliyeti krizinin ivmelenmesine katkıda bulundu.

Salgın kaynaklı kısıtlamaların martta kaldırılmasıyla talep hızla arttı. Bu durum, küresel tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturarak mal ve hizmetlerde fiyat artışlarına neden oldu.

Rusya’dan doğal gaz tedariki durursa maliyetler daha da artabilir

Avrupa’da tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren birçok şirket, gıda veya hayvan yemi üretebilmek için gaz arzına bağımlı olurken, Rusya’dan doğal gaz tedarikinin aniden durmasının tarım sektörüne etkisi tartışılıyor.

Avrupa’nın en büyük nüfusuna sahip Almanya’da tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (tarım ÜFE), nisanda yüzde 39,9 artarak 1961’den bu yana 2 aydır art arda en yüksek yıllık artışı kaydetti.

Rusya’dan gelen doğal gazın durması halinde daha fazla fiyat artışının yanı sıra münferit gıda maddelerinin tedarikinde de dar boğaz yaşanması bekleniyor.

Gaz arzı sorunları esas olarak sebze mahsullerini etkileyecek. Seralarda yetiştirilen ev ve balkon bitkilerinin arzının bu durumdan etkilenebileceği belirtiliyor.

Bu arada, Ukrayna’da savaşla birlikte gıda güvenliği konusundaki endişeler artarken, AB, pestisitlerin sürdürülebilir kullanımı gibi iklim politikalarını askıya almak zorunda kalıyor.

BM Genel Sekreteri Guterres: 21. yüzyılın barış planı yenilenebilir enerjiler
New York

Guterres, “Büyük Ekonomiler Forumu: Enerji ve İklim” konulu toplantıda yaptığı konuşmada, büyük ekonomiler ve atmosferi en çok kirleten ülkeler arasında yer alan ABD yönetimini hedef aldı.

Liderliğin insanları mevcut tehlikelerden korumayı gerektirdiğini belirten Guterres, fosil yakıtların insanlığa ve gezegene zarar verdiğini, kısa vadede dahi siyasi ve ekonomik bir getirisinin olmadığını söyledi.

Fosil yakıt üreticileri “insanlığın boğazına çökmüş” durumda

Fosil yakıt üreticilerini ve finansörlerini büyük tütün firmalarına benzeten ve “insanlığın boğazına çöktüğünü” ifade eden Guterres, yüksek enflasyon ve petrol fiyatlarının bizzat fosil yakıtlardan kaynaklandığını, bunun bir iklim sorunu olduğunu kaydetti.

Çözümün yenilenebilir enerji kaynaklarında bulunduğunu, yenilenebilir enerjilerin fosil yakıtlardan daha ucuz olduğunu ve 3 kat daha fazla istihdam yarattığını belirten Guterres, “21. yüzyılın barış planı yenilenebilir enerjiler.” dedi.

Almanya’nın enerji piyasası düzenleyici kurumundan tüketici ve sanayicilere gazda tasarruf çağr
Berlin

Almanya’nın enerji piyasası düzenleyici kurumu (Bundesnetzagentur-BNetzA), Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatını kısmasının ardından ülkede doğal gaz depolama tesislerini doldurmaya yardımcı olmak amacıyla Alman tüketici ve sanayicilerine doğal gaz tüketimini azaltma çağrısında bulundu.

Bundesnetzagentur Başkanı Klaus Müller, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Rus gaz sevkiyatındaki mevcut kesintiler hepimizi-tüketicileri olduğu kadar sanayiyi de-çok ciddi bir duruma sokabilir. Yapabildiğimiz kadar gaz tasarrufu yapalım ve depolama yoluyla bundan (ciddi durumdan) kaçınalım.” ifadelerini kullandı.

Mueller’in “gazda tasarruf çağrısı”, Alman hükümetinin “Rus gazını Almanya’ya taşıyan Kuzey Akım’da yaşanan arz kısıntısını siyasi güdümlü” olarak nitelendirerek “Gazprom’u doğal gaz fiyatlarını yukarı çekmeye çalışmakla” suçlamasının ardından geldi.

Rus enerji şirketi Gazprom, 14 Haziran’da yaptığı açıklamada, Kuzey Akım üzerinden gaz sevkiyatının günlük 167 milyon metreküpten 100 milyon metreküpe, dün yaptığı açıklamada da günlük 67 milyon metreküpe düştüğünü bildirdi.

Bu arada, Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatı, Kuzey Akım’daki kapasitenin de düşürülmesiyle azalmaya devam ediyor.

Alman enerji şirketleri Uniper SE ve RWE AG, Rusya’dan daha az gaz aldıklarını açıklarken, Almanya’daki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranı yüzde 55 seviyesine geriledi.

Bu arada, Almanya, sanayide çarkları döndürmek ve konutları ısıtmak için Rus petrolü, doğal gazı ve kömürüne diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla bağımlı olurken, ülke, ihtiyacı olan doğal gazın yüzde 55’ini, ham petrolün yüzde 35’ini ve kömürün yüzde 45’ini Rusya’dan karşılıyor. Almanya’da konutların yaklaşık yarısı, ağır sanayide elektrik üretmek için kullanılan doğal gazla ısıtılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan enerji fiyatlarına ilişkin paylaşım
Ankara

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Tüm dünyada petrolden doğal gaz ve kömüre kadar enerji kaynaklarının hepsinde fiyatların artması, günlük hayattan sanayi üretimine kadar her alanda dengeleri bozmuştur. Biz vatandaşlarımızı bu aşırı artışlardan korumak için çok ciddi tedbirler aldık, almaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın paylaşımında yer verdiği grafikte, meskenlerde ve tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e indirildiği, 2022’nin ilk 5 ayında meskenlerde kullanılan doğal gazın yüzde 82’sinin ve elektrik üretiminde kullanılan doğal gazın yüzde 26’sının sübvanse edildiği bilgileri yer aldı.

Tüm dünyada petrolden doğal gaz ve kömüre kadar enerji kaynaklarının hepsinde fiyatların artması, günlük hayattan sanayi üretimine kadar her alanda dengeleri bozmuştur.

Biz vatandaşlarımızı bu aşırı artışlardan korumak için çok ciddi tedbirler aldık, almaya devam edeceğiz. pic.twitter.com/iX0n3qjw7W

— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) June 15, 2022

Gazprom İtalyan ENI’ye gaz tedarikini yüzde 15 azalttı
Roma

AGI ajansına konuşan İtalyan enerji firması kaynakları, Gazprom’un bugün gaz arzında yaklaşık yüzde 15’lik kesintiye gittiğini teyit etti.

Gazprom, Kuzey Akım üzerinden Avrupa’ya gaz sevkiyatını düşürmeye devam ediyor

ENI kaynakları, kesintiye dair kendilerine bir gerekçe sunulmadığını ve durumun yakından izlendiğini kaydetti.

İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin dün İsrail’de mevkidaşı Naftali Bennett ile görüşmesinde enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi gündeme gelmişti. Bennett’in gaz konusunda İsrail’in AB’ye yardım edebileceğini dile getirdiği ve Draghi’nin de İsrail gazının Avrupa’ya taşınmasındaki arayışlardan bahsettiği basında yer almıştı.

İtalya, daha önce Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan enerji krizinde kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla Cezayir’den temin ettiği gaz miktarını artırmış, ayrıca bu konuda Kongo ve Angola gibi ülkelerle de görüşmüştü.

ABD’den Rusya’nın enerjiyle ilgili bazı işlemlerine 5 Aralık’a kadar izin
Washington

ABD Hazine Bakanlığı, bazı işlemlere izin veren ve 24 Haziran’da sona erecek muafiyetin süresinde uzatmaya gitti.

Bu kapsamda, Sberbank, VTB Bank, Alfa-Bank ve diğer bazı Rus kuruluşlarının enerjiyle ilgili birtakım işlemlerinin 5 Aralık’a kadar sürmesine izin verildi.

ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından ülkeye yönelik yaptırımları kapsamında, Rusya’dan petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve kömürün ithalatını yasaklamıştı. Ancak Rus petrolü ve gazına ilişkin banka işlemlerinin devam edebilmesi için zaman tanınmıştı.

Borsa İstanbul’da gong Bulls GSYO ve RePG Enerji için çaldı
İstanbul

Borsa İstanbul açıklamasına göre, Bulls GSYO, yenilenebilir enerji alanında daha önce hiç kullanılmamış olan, ortamdaki (hava, su, gaz, yağ) nem ve ısı değişiminden (gizli ve atık ısıdan) yüzde 100 yerli ve patentli teknolojisi ile enerji ve su üreten RePG Enerji’ye yatırım yaptı.

Gizli ısı ve atık-ısı kaynağını yenilenebilir enerji kaynağı gibi kullanan patentli enerji teknolojilerini kapsayan yüzde 100 yeni nesil “yenilenebilir enerji jeneratörü” RePG Enerji’nin 13 Haziran’daki gong törenine Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Bulls GSYO AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Sarıhan, Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Kuruçayırlı, Genel Müdürü Ersoy Çoban, şirket ortağı Kemal Akkaya, RePG Enerji Sistemleri San. ve Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karayağız, RePG Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kurucu Genel Müdürü Hasan Ayartürk katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bulls GSYO AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Sarıhan, 14 Temmuz 2021’de kurulan Bulls GSYO’nun amacının yüksek büyüme potansiyeli taşıyan, yenilikçi bir bakış açısına sahip, vizyoner girişimcilerin projelerine destek vermek olduğunu belirtti.

Bu amaçla kurumsal bir yapı kurduklarını aktaran Sarıhan, yönetim kurulunda Commercial Bank Of Qatar’da yöneticilik yapmış, Alfardan Group içinde Stratejik İlişkiler Müdürü ve Alfardan Türkiye Direktörü olan Atilla Kuruçayırlı, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda yönetici olarak görev yapmış Hüseyin Kaya, melek yatırımcılık konusunda uzun yıllar tecrübesi olan Aydın Öztunalı gibi alanında deneyimli isimlere yer verdiklerini bildirdi.

“Yeni nesil yenilenebilir enerji sektöründeki şirketlere yatırım yapmak önceliğimiz”

Sarıhan, bu güçlü yönetim kadrosuna sermaye piyasaları ve girişim sermayesi yatırımları konusunda 25 yıllık bir tecrübeye sahip Kemal Akkaya ve insan kaynakları, kurum stratejileri konusunda uzman olan Neslihan Mumcu’yu ortak olarak kattıklarını aktardı.

Kemal Akkaya’nın tecrübesinin şirkete büyük değer kattığını belirten Sarıhan, yeni ortaklarla beraber Bulls GSYO’nun, girişim sermayesi yatırımları alanındaki hedeflerini daha ileriye taşıyacağını vurguladı.

Sarıhan, büyüme evresindeki erken aşama şirketlere, sahip oldukları kurumsal bilgi ve tecrübeler ile finansman, yönetim ve yapılandırma desteği sunarak Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak değerler haline gelmelerinin hedeflendiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Ülkemizin en önemli ithalat kalemi enerji. Enerji sektörünün ülkelerin kalkınma politikaları içinde hayati önem taşıyan stratejik bir alan olduğunu biliyoruz. Bulls GSYO olarak sürdürülebilirlik, yatırım politikalarımızda en önemli hususlardan biri. Geleceğin yeşil enerji ekseninde şekillendiğinin de bilincindeyiz. Sürdürülebilir bir dünya için yeni nesil yenilenebilir enerji sektöründeki şirketlere yatırım yapmak önceliğimiz. Ülkemiz ekonomisinin gelişmesinde yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kazanması gerekiyor. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynakları ve atık ısı kaynakları ile güçlü, sürekli ve kesintisiz enerji üreten RePG Enerji’yi yatırım portföyümüze dahil ettiğimiz için mutluyuz. Yeni nesil enerji teknolojilerine ve inovatif girişimlere yatırım yapmak üzere fırsatları yakından takip ediyoruz. Yeni nesil yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

“Kolay taşınabilir elektrik üretim cihazı olma özelliğini taşıyor”

RePG Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kurucu Genel Müdürü Hasan Ayartürk de RePG Enerji’yi ortamdaki (havadaki bağıl nem, su, gaz, yağ) nem ve ısının gün içindeki değişiminden enerji (elektrik, ısıtma, soğutma) ve su üretebilen yeni nesil yenilenebilir enerji teknolojisi olarak tanımladığını belirtti.

Doğadan esinlenerek gizli ve atık ısıdan yüzde 100 yenilenebilir enerji ürettiklerini ve karbon emisyonu yapmadıklarını aktaran Ayartürk, konutlarda ve otellerde doğrudan, gizli-ısı ve gün-ısı sistemine ya da merkezi sistem ile ısıtılan suya bağlı olarak sanayide fabrika bacaları, fırınlardaki atık ısılar, 60-99 derece arası jeotermal kaynaklar, kompresörler ve araçlardaki soğutma sisteminden faydalanarak elektrik enerjisi üretebildiklerini kaydetti.

Ayartürk, RePG’nin son 4 yıl içinde TRAngels melek yatırım şirketi önderliğinde 40 milyon TL üzerinde erken aşama teknoloji yatırımı aldığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bulls GSYO’dan aldığımız bu yeni yatırım ile yeşil enerji dönüşümünde bölgesel ve küresel oyuncu olmayı planlıyor, aynı zamanda bireysel enerji üretici/tüketici pazarında lider olmayı hedefliyoruz. Atık ısısı yüksek olan jeotermal bölgelerde ve nükleer santraller başta olmak üzere birçok farklı alanda temiz enerji dönüşümünde kilit bir rol oynayacağız. RePG teknolojisi uluslararası tescillenmiş birçok patente sahip. RePG enerji ve su jeneratörlerine yapılan yatırımlar kendilerini 2-4 yıl içinde ödeyebiliyor.

Fotovoltaik panellere ve rüzgar türbinlerine göre çok daha az yer kaplayan RePG ürünleri, modüler ve taşınabilir olmaları nedeni ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha çok esneklik ve daha az ilk yatırım maliyeti sunuyor. RePG, düşük sıcaklıktaki atık ısı kaynaklarından ve havadaki gizli ısıdan elektrik üreten uluslararası patentli makinaları ile dünyada daha önce kullanılmamış enerji kaynaklarından faydalanılmasını sağlıyor. Ev, otomobil, iş yeri, sanayi alanları, araç ve veri merkezlerinde kullanılacak olan RePG ürünleri, dünyanın tek kolay taşınabilir elektrik üretim cihazı olma özelliğini taşıyor.”

Bakan Dönmez: Bu gaz hepimizin ve faydasını 84 milyon insanımız hissedecek
Ankara

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TRT Haber’de katıldığı programda, Karadeniz’de doğal gazın keşfedildiği sahadaki birçok işin eş zamanlı yürütüldüğünü ve bunun da süreci hızlandırdığını söyledi.

Bakan Dönmez: Sakarya Gaz Sahası dünyanın en hızlı yapılan deniz saha geliştirme projesi olarak tarihe geçecek

Sakarya Gaz Sahası’nın dünyada derin denizde bu ölçekte yapılan işlerde en zor sahalardan biri olduğuna dikkati çeken Dönmez, doğal gazın evlere verilmesiyle birçok alanda rekor kırılmış olacağını vurguladı.

Dönmez, yıl sonuna kadar borulama işlemlerinin biteceğini dile getirerek, “Gazı taşıyacağımız boru hattının yanında ona yardımcı olmak için çeşitli kimyasalların sahaya gönderileceği bir hattımız var. Bu işleri denetleyecek, izleyecek otomasyon hattını içeren bir hat daha olacak. Üç hat birden yıl sonuna kadar çekilecek. Doğal gaz karaya geldikten sonra işlenecek ve ulusal gaz sistemimize bağlanacak.” diye konuştu.

Doğal gaz keşfinin yapılmasından üretime kadar 2,5 yıla yakın bir sürede işlemlerin tamamlanacağının altını çizen Dönmez, “Dünyada bu kadar kısa sürede bu hazırlığı yapabilen başka bir ülke yok.” ifadesini kullandı.

“Yeni keşifler için çalışmalar devam ediyor”

Bakan Dönmez, Karadeniz’den üretilecek doğal gazın piyasa koşullarına göre çok daha ekonomik olacağını belirterek, “Bu durum hem vatandaşı hem devletimizi memnun edecek. Yıllarca petrolde, doğal gazda yerli kaynağı hasretle bekledik. Vatandaşımız müsterih olsun. Bu gaz hepimizin ve faydasını 84 milyon insanımız hissedecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Karadeniz’in çok büyük potansiyele sahip olduğunu ve yeni keşifler için de çalışmalar yapıldığını vurgulayan Dönmez, bu nedenle çalışmalarda önceliğin Karadeniz olacağını söyledi.

Dönmez, Sakarya Gaz Sahası’ndan ilk aşamada günlük 10 milyon metreküp, yıllık ise 3,5-4 milyar metreküp gaz üretimi yapılacağını kaydetti.

Çalışmaların ikinci fazında en yüksek üretime çıkılacağının altını çizen Dönmez, “İkinci fazda günlük 40 milyon metreküp üretim hedefliyoruz. 50 milyon metreküpe de çıkabiliriz. 2026-2027’de ülkede kullanılan gazın yüzde 25-30’unu bu sahadan üretmiş olacağız. Başka bir deyişle 25-30 yıl süreyle konutlardaki gazın tamamını Karadeniz’den üretmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.