Danimarka: ‘Rus savaş gemisi 2 kez karasularımızı ihlal etti’

Danimarka Silahlı Kuvvetleri, bir Rus askeri gemisinin dün gece Baltık Denizi’ndeki Christiansoe Adası yakınlarında karasularını 2 kez ihlal ettiğini belirtti. Danimarka Dışişleri Bakanı Jeppe Kofod yaptığı açıklamada, “Bu tür bir durum kesinlikle kabul edilemez. Zorbalık yöntemleri Danimarka’ya karşı çalışmıyor. Rusya Büyükelçisi acilen Dışişleri Bakanlığına çağrıldı” dedi.

Danimarka Türkiye ile inşaat alanında küresel iş birliğini artırmak istiyor
İstanbul

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Hoppe, Afrika ve Orta Asya başta olmak üzere Türkiye ile Danimarka arasındaki iş birliğini küresel düzeyde daha iyi seviyelere getirmek istediklerini söyledi.

İki ülke arasında dengeli bir ticaretin yürüdüğünü kaydeden Hoppe, Türkiye’nin Danimarka’ya mal, Danimarka’nın ise Türkiye’ye servis ihraç ettiğini belirterek, “İki ülke arasındaki ticaret dengeli olunca daha sağlık ve sürdürülebilir oluyor. Geçen yıl elektrikli 200 kilometrelik hızlı tren yolu olan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli hattı Kalyon Holding tarafından inşa edildi. Finansın büyük bir kısmı İsveç ve Danimarka finans çevrelerince sağlandı. Bu aynı zamanda Danimarka’nın sağladığı en büyük dış kredi oldu. Aynı zamanda haziran sonuna doğru TMB ile ortaklaşa diğer ülkelerde yürütülen mühendislik, tedarik ve inşaat projelerinde Danimarka-Türkiye iş birliğini artırmak amacıyla iki ülkenin yatırımcıları ve paydaşlarını bir araya getireceğiz. Türkiye, dünyada birçok yeri inşa ediyor.” ifadelerini kullandı.

Hoppe, Danimarka İstatistik Kurumu’na göre, Danimarka’nın Türkiye’ye yatırımının 6 milyar Danimarka kronu (yaklaşık 840 milyon dolar), Türkiye’nin Danimarka’ya yatırımının ise yaklaşık 200 milyon Danimarka kronu olduğunun altını çizdi.

46 bin kişinin Türkiye’de tam zamanlı olarak Danimarka şirketlerinde çalıştığının ve bunun son derece önemli olduğunun altını çizen Hoppe, “Türkiye’ye yatırım yapan şirketlerin başında DFDS, Maersk, Danfoss, ISS gibi şirketler yer alıyor. Bunun yanı sıra DFDS, Ekol Lojistik’in bir kısmını aldı.” dedi.

Mobilya ve iç dekorasyon gibi ev eşyaları satışını gerçekleştiren Danimarka merkezli perakende şirketi JYSK’nin de Türkiye pazarına büyük ihtimalle gelecek yıl gireceğini kaydeden Hoppe, şirketin normal şartlarda Türkiye pazarına daha önceden yatırım planladığını ancak Kovid-19’dan dolayı birçok kez ertelediğini belirtti.

Hoppe, ayrıca Danimarkalı bir spor yönetimi şirketinin Göztepe Spor Kulübü’nü satın almasıyla Türk futbolunda bir ilkin yaşanacağını da kaydetti.

“Danimarka ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi 3 milyar avrodan fazla”

Danimarka’nın Türkiye’den çoğunlukla kıyafet ve tekstil ürünleri ithal ettiğini belirten Thierry Hoppe, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Danimarka’nın Türkiye’den yaptığı mal ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını giyim ve tekstil ürünleri oluştururken, araç ve makineler yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Bu çok önemli bir rakam. Danimarka’dan Türkiye’ye yapılan ihracatın yüzde 70’i ise hurda metal ve demir ile birlikte, yüksek teknoloji ve Ar-Ge gerektiren makineler ve ilaçlar bulunmakta. Danimarka’dan Türkiye’ye hala küçük olmasına rağmen en hızlı büyüyen ihracat kalemleri kimyasallar, süt ürünleri ve mobilya ürünleri iken, Türkiye’den Danimarka’ya ise elektrikli makineler ve motorlar oldu. İstanbul’daki ticaret ofisimiz Danimarkalı şirketlere yardımcı oluyor. Biz sadece şirketlerimize yardım etmiyoruz. Danimarkalı şirketlere küresel arenada daha rekabetçi olabilmeleri için ihtiyaç duydukları kaynakları sunuyoruz. Tekstil bizim çalıştığımız bir sektör. Danimarkalı firmalarla tek tek çalışıyoruz. Danimarka dünyanın her yerinden tekstil ürünleri ithal ediyor. Artık firmalar, fiyat ve teslimat sürelerinin giderek daha rekabetçi hale geldiği Türkiye gibi alternatif olarak ithalat yapabileceğimiz başka yerler olup olmadığını soruyor.”

Hoppe, dünyada bir lojistik sorunu olduğunu, küresel anlamda lojistik fiyatlarının çok yükseldiğini dile getirerek, “Bu sebepten dolayı Türkiye’den ürünleri daha hızlı ve daha rekabetçi fiyatlarla getirebilir Danimarkalı şirketler. Türkiye, ortak pazarda daha ilgili ve rekabetçi hale geliyor. Şirketler her zaman yakın ulaşım ister. Kopenhag’dan İstanbul 3 saat sürüyor. Danimarkalı şirketler Türk tedarikçileri çok rahat bir şekilde ziyaret edebilir. Çin’e gitmek büyük mesele, oraya gittiğinizde birkaç hafta karantinaya girmek zorundasınız. Bu şekilde Çin’deki tedarikçilerle çalışılamaz. Kontrat yapsan malın ne kadar geleceğini kestiremiyorsun. Şirketler hızlı aksiyon alan tedarikçileri istiyor. Türkiye’nin bu konuda kapasitesi var.” değerlendirmesinde bulundu.

Danimarka ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 23 milyar Danimarka kronu olduğunu belirten Hoppe, “Bu rakam 3 milyar avrodan fazla. Bu çok önemli bir rakam ama bu rakamın daha fazlası olabilir. Türkiye, dünyada 20’nci büyük ekonomi ve Danimarka’ya çok yakın. Türkiye, Danimarka için ticaret anlamında çok önemli bir ülke. Bu daha da gelişmeli.” diye konuştu.

Kananda ve Danimarka arasındaki yaklaşık 50 yıllık ada anlaşmazlığı sona erdi

Kanada ve Danimarka, arasındaki yaklaşık 50 yıldır süren anlaşmazlığın sona erdiği aktarıldı. Kuzey Kutbu’ndaki Hans Adası üzerinde 1973’ten bu yana süren anlaşmazlığın adanın iki ülke arasında bölüşülmesi ile sona ereceği açıklandı.

Her iki ülkede hak iddia ediyor

Danimarka’ya bağlı Grönland ile Kanada arasındaki Nares Boğazı’nın Kennedy Kanalı’nda yer alan küçük bir ada olan Hans, iki ülke arasında on yıllardır samimi bir sürtüşmenin kaynağı olmuştu. Hans Adası, Kanada ile Grönland arasındaki sularda 180 metre yükseklikte dikey olarak yükseliyor. Her iki ülke de adadan tam olarak 18 kilometre uzakta, bu da uluslararası hukuka göre kaya üzerinde hak iddia etmelerine izin veriyor.

Viski Savaşı

İki ülke arasındaki ada anlaşmazlığı, 1984’te Kanada ve Danimarka’nın adaya kendi bayraklarını dikmesi ve bayrak direklerinin dibine kendi ülkelerine has olan içki şişelerini bırakması sonrası basın tarafından “Viski Savaşı” olarak adlandırılmıştı. O yıllardan itibaren iki ülkeden yetkililer sıkça adayı ziyaret ederek, bayrak dikme savaşına devam etmişti.

1988’de Danimarka’ya ait devriye gemisi ise, adaya gelerek bayrak direği dikerek üzerinde Danimarka bayrağı olan bir höyük inşa etmiş, 2001 yılında Kuzey Ellesmere Adası’nın haritasını çıkaran Kanadalı jeologlar adaya helikopterle inmişlerdi. 2005 yılında Kanada Savunma Bakanı Bill Graham sembolik bir hareketle Hans Adası’nda yürüyüşe çıkmış, Graham adaya ayak basmadan bir hafta önce ise, Kanada Kuvvetleri, adaya Kanada bayrağı ve plaketi yerleştirmişti. Bu gelişmeyi protesto eden Danimarka, Kanada Büyükelçisini geri çağırmıştı.

Kanada ve Danimarka, 2005’te ada üzerindeki anlaşmazlığı yeninde müzakere etmeye başlamıştı
Aynı yıl Kanada ve Danimarka tarafından yapılan açıklamalarda, “bayrak savaşını durdurma zamanının geldiği” ifade edilmiş ve ada üzerindeki anlaşmazlığı gidermek üzere müzakerelere yeniden başlatılmasına karar verilmişti. İki ülke ayrıca, bir anlaşmaya varamamalı durumunda çözüm için Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı’na gitme konusunda uzlaşmıştı.

“Barışçıl bir yolla sınır anlaşmazlıklarını çözmenin mümkün olduğuna dair açık bir sinyal”

Danimarka Dışişleri Bakanı Jeppe Kofod söz konusu ada anlaşması hakkında, “Bütün tarafların kazandığı pragmatik ve barışçıl bir yolla sınır anlaşmazlıklarını çözmenin mümkün olduğuna dair açık bir sinyal gönderiyor” ifadelerini kullanarak, bunun “dünyadaki savaşlara ve huzursuzluklara” önemli bir sinyal gönderdiğini aktardı.

İmzaların yarın atılması planlanıyor

Kanada Kuzey İşleri Bakanı Dan Vandal ise yaptığı açıklamada, Hans Adası ile ilgili Danimarka ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, “Uzun süredir görüşmeler sürüyor. Önemli olan anlaşmanın yapılmış olması ve yarın imzayı atacağız” dedi.

Vandal ayrıca, “Bugün dünyadaki durum göz önüne alındığında bunun çok olumlu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kanada ve Danimarka ilk kez kara sınırı paylaşacak

Anlaşmanın, iki ülkenin iç prosedürleri tamamlandıktan sonra yürürlüğe girmesi beklenirken, Kanada ve Danimarka ilk kez bir kara sınırını paylaşmış olacak.

Kananda ve Danimarka arasındaki yaklaşık 50 yıllık ada anlaşması sona erdi

Kanada ve Danimarka, arasındaki yaklaşık 50 yıldır süren anlaşmazlığın sona erdiği aktarıldı. Kuzey Kutbu’ndaki Hans Adası üzerinde 1973’ten bu yana süren anlaşmazlığın adanın iki ülke arasında bölüşülmesi ile sona ereceği açıklandı.

Her iki ülkede hak iddia ediyor

Danimarka’ya bağlı Grönland ile Kanada arasındaki Nares Boğazı’nın Kennedy Kanalı’nda yer alan küçük bir ada olan Hans, iki ülke arasında on yıllardır samimi bir sürtüşmenin kaynağı olmuştu. Hans Adası, Kanada ile Grönland arasındaki sularda 180 metre yükseklikte dikey olarak yükseliyor. Her iki ülke de adadan tam olarak 18 kilometre uzakta, bu da uluslararası hukuka göre kaya üzerinde hak iddia etmelerine izin veriyor.

Viski Savaşı

İki ülke arasındaki ada anlaşmazlığı, 1984’te Kanada ve Danimarka’nın adaya kendi bayraklarını dikmesi ve bayrak direklerinin dibine kendi ülkelerine has olan içki şişelerini bırakması sonrası basın tarafından “Viski Savaşı” olarak adlandırılmıştı. O yıllardan itibaren iki ülkeden yetkililer sıkça adayı ziyaret ederek, bayrak dikme savaşına devam etmişti.

1988’de Danimarka’ya ait devriye gemisi ise, adaya gelerek bayrak direği dikerek üzerinde Danimarka bayrağı olan bir höyük inşa etmiş, 2001 yılında Kuzey Ellesmere Adası’nın haritasını çıkaran Kanadalı jeologlar adaya helikopterle inmişlerdi. 2005 yılında Kanada Savunma Bakanı Bill Graham sembolik bir hareketle Hans Adası’nda yürüyüşe çıkmış, Graham adaya ayak basmadan bir hafta önce ise, Kanada Kuvvetleri, adaya Kanada bayrağı ve plaketi yerleştirmişti. Bu gelişmeyi protesto eden Danimarka, Kanada Büyükelçisini geri çağırmıştı.

Kanada ve Danimarka, 2005’te ada üzerindeki anlaşmazlığı yeninde müzakere etmeye başlamıştı
Aynı yıl Kanada ve Danimarka tarafından yapılan açıklamalarda, “bayrak savaşını durdurma zamanının geldiği” ifade edilmiş ve ada üzerindeki anlaşmazlığı gidermek üzere müzakerelere yeniden başlatılmasına karar verilmişti. İki ülke ayrıca, bir anlaşmaya varamamalı durumunda çözüm için Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı’na gitme konusunda uzlaşmıştı.

“Barışçıl bir yolla sınır anlaşmazlıklarını çözmenin mümkün olduğuna dair açık bir sinyal”

Danimarka Dışişleri Bakanı Jeppe Kofod söz konusu ada anlaşması hakkında, “Bütün tarafların kazandığı pragmatik ve barışçıl bir yolla sınır anlaşmazlıklarını çözmenin mümkün olduğuna dair açık bir sinyal gönderiyor” ifadelerini kullanarak, bunun “dünyadaki savaşlara ve huzursuzluklara” önemli bir sinyal gönderdiğini aktardı.

İmzaların yarın atılması planlanıyor

Kanada Kuzey İşleri Bakanı Dan Vandal ise yaptığı açıklamada, Hans Adası ile ilgili Danimarka ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, “Uzun süredir görüşmeler sürüyor. Önemli olan anlaşmanın yapılmış olması ve yarın imzayı atacağız” dedi.

Vandal ayrıca, “Bugün dünyadaki durum göz önüne alındığında bunun çok olumlu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kanada ve Danimarka ilk kez kara sınırı paylaşacak

Anlaşmanın, iki ülkenin iç prosedürleri tamamlandıktan sonra yürürlüğe girmesi beklenirken, Kanada ve Danimarka ilk kez bir kara sınırını paylaşmış olacak.